Tüketici yeme-içme fiyatlarından, lokantacı enflasyondan şikayetçi. Son 5 yıldaki rakamları inceledim: Bu dönemde lokantalarda fiyat artışı yüzde 879 iken; gıdada yüzde 720, alkollü içeceklerde ise yüzde 632. Fark büyük değil ama tüketici haklı!
Son 4 yılda giderek fazlaca konuşulan konulardan biri gıda ve lokanta fiyatları. Enflasyon patlaması sonrasında, yeme içme sektöründeki genel enflasyon oranının da üzerinde artışlar ile göreceli fiyatlar şikâyet konusu. Fazlası, seyahatlerde yurtdışı yeme içme fiyatları ile de karşılaştırmalar yapılıyor, komşu ülkelerin ne kadar ucuz olduğu da.
Şikâyetin muhatabı, ekonomi politikası uygulayıcıları yanında yeme içme sektörünün işletmecileri. Onlar ise farklı argümanlarla ve karışık karşılık veriyorlar.
En son örneğine, geçen hafta İstanbul’da yapılan V. Global Gastroekonomi Zirvesi’nde tanık olduk. Türkiye Restoran Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği TÜRYİD’in düzenleyicisi olduğu zirvede ana tema “Kesişme Noktası” başlığı altında, iklim krizi, yeşil ekonomi ve kültürel diplomasi gibi konulardı. Konuşmacılar renkli sunumlar yaptılar. Yeme içmenin ekonomisi üzerine farklı alanlardan bilgilendirici konuşma ve sunumlar yapıldı, deneyimler paylaşıldı. Bu zirve, geçen yılki toplantıya göre Türkiye’nin bağlarının ve şarabının daha fazla konuşulduğu bir toplantı oldu.
TÜRYİD Başkanı Kaya Demirer, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da fiyatlar konusunu zirvenin gündemine taşıdı.
Geçen yıl yapılan zirvede konuşan Demirer, enflasyon ve lokanta maliyet artışlarını sergileyip “fahiş fiyatın cezasını müşteri keser” diyordu. Yılı dolmadan, geçen ay verdiği bir TV (CNBC-e) söyleşisinde, Yunan adalarındaki fiyatların Türkiye’den oldukça ucuz olduğu anlatısına “Türkiye ve Yunanistan’da yanlış kategorilerdeki restoranları karşılaştırıyorlar” diyerek karşı çıktı: “Gidiyorlar Yunanistan’da, plajda, parmak arası terlikle ve şortla yemek yenilen bir yerdeki — kalitesi güzel olabilir, servisi kötü olmayabilir — orası hep önemli. Hizmet ve mal kalitesinin iyi olup olmadığı noktayı ayırmak lazım. Ama o lokantada ödenen bir adisyonla Bodrum veya Çeşme’nin daha farklı bir kategorideki restoranını mukayese ediyorlar.”
Kimin tartısı yanlış?
Önceki yıl ‘Fahiş fiyata tüketicinin fatura keseceği’ vurgusu ile tüketicinin ‘tartısının’ şaşmaz olduğu anlatılırken, bu yıl ‘elmalarla armutları karşılaştırıyorlar’ temalı çıkış tüketicinin sersem olduğunu mu ima ediyordu?
Bu yılki zirvedeki konuşması ve sonrasındaki oturumda ise ana vurgu, yeme içme sektörünün TÜFE artışının üzerinde bir maliyet artışı yaşadığı idi.
Demirer’in TÜRYİD adına yaptığı savunmasına dayanak olarak verdiği veriler şöyle; 2020 Ağustos-2025 Ağustos arasında 5 yıllık TÜFE artışı yüzde 594, gıda enflasyonu yüzde 719, asgari ücret artışı yüzde 784, ‘restoran maliyet enflasyonu’ yüzde 744.






