Yemek yemek Türkiye’de sadece günlük bir rutin değil, bir yaşam tarzı. Bunun en iyi örneği de 10 bin yıllık bir tarihe sahip; dinlerin, kültürlerin ve yiyeceklerin kaynaştığı Mersin’in Tarsus ilçesi.
Sumak kokusunun geçmiş medeniyetlerin hikayelerine karıştığı, Aziz Pavlus ve Cicero’nun da yaşadığı Tarsus’ta kadınlar ve gençler, mutfak mirasını yaşatmak konusunda aktif rol oynuyor ve yemek bu antik kente hafıza ve kimlik kazandırıyor.
Bir iftar yemeği sırasında hayatı değişen Aysel Koyuncu, yaptığı yemeklerle bu tarihi bölgeye olan ilgiyi de besleyen kadınlardan biri.
“Ramazan ayıydı. O zamanlar Ali Boltaç belediye başkan adayıydı, onu evime davet etmiştim iftar için. Yöresel bir sofra hazırladım. Yemeklerimi çok beğendi ve ‘Seçilirsem, yöresel bir mutfak merkezi açacağım ve sen de o mutfağı yöneteceksin’ dedi. Seçildi, sözünü tuttu. Şimdi burası benim geçim kaynağım oldu” diyor Koyuncu.
Kendisi Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi’nin (SEECO) desteklediği Tarsus Gastronomi Merkezi‘nde sıcak yemek şefi. Tarihi Siptilli Çarşısı’ndaki bu merkez, Tarsus Belediyesi’ne bağlı Tarsus İmar Ltd. tarafından işletiliyor.
Eski Tarsus İmar Genel Müdürü Orhun Çakır, “Bu merkezi mutfak kültürümüzü tanıtmak, turizmi canlandırmak, daha da önemlisi kadınlar ve gençler için istihdam yaratmak amacıyla kurduk” diyor.
Merkezde 10’u kadın olmak üzere 17 kişi çalışıyor. Çalışanların çoğu eğitimli aşçı. İlayda Avcı da onlardan biri.




