Yeni bir araştırma, Arktik tundrada orman yangınlarının son yüzyılda benzeri görülmemiş biçimde arttığını ortaya koydu. Turba örnekleri ve uydu verilerine dayanan çalışma, güncel yangın faaliyetlerinin son 3 bin yılın tamamını geride bıraktığını gösteriyor. Uzmanlar, bu artışı yükselen sıcaklıklar, kuruyan topraklar ve değişen bitki örtüsüyle ilişkilendiriyor.
Küresel iklim krizi, dünyanın en soğuk ve yangına en dirençli bölgelerinden biri olan Arktik’i köklü biçimde değiştiriyor. Alaska’nın Kuzey Yamaçları’nda binlerce yıldır son derece nadir görülen orman yangınları, son yüzyılda benzeri görülmemiş bir artış gösterdi. Yeni bir bilimsel araştırmaya göre, bölgede yaşanan yangınlar artık yalnızca daha sık değil, aynı zamanda çok daha şiddetli ve yıkıcı.
Biogeosciences dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma, Alaska’nın Arktik tundrasında son 3 bin yılın yangın geçmişini mercek altına aldı. Çıkan sonuçlar çarpıcı nitelikte oldu. Kuzey Yamaçları’nda 20’nci yüzyılda yaşanan orman yangınları, hem sıklık hem de yoğunluk açısından son üç bin yılın tamamını geride bıraktı. Araştırmacılar, bu durumu Arktik’in ‘yeni ve daha tehlikeli bir yangın çağına’ girdiğinin güçlü bir göstergesi olarak yorumluyor.
Binlerce yıllık sessizlik bozuldu
Araştırma, Almanya, Polonya, Birleşik Krallık, Romanya ve ABD’den bilim insanlarının katılımıyla yürütüldü. Çalışmanın baş yazarı, Almanya’daki Goethe Üniversitesi’nden kıdemli araştırmacı Angelica Feurdean, “Elde edilen bulgular Arktik ekosistemlerinde yaşanan zincirleme değişimlere işaret ediyor. Binlerce yıl boyunca istikrarlı kalan bir sistemin, çok kısa bir zaman diliminde hızla dönüştüğünü görüyoruz” dedi. Feurdean, yükselen sıcaklıkların tundra topraklarını kuruttuğunu, bunun da odunsu çalıların yayılmasına ve yangın için daha fazla yakıt birikmesine yol açtığını vurguladı.
Bilim insanları, yangın geçmişini ortaya koymak için Brooks Sıradağları’nın kuzeyinde yer alan dokuz tundra alanından yaklaşık yarım metre derinliğinde turba örnekleri aldı. Toolik Gölü ile Franklin Bluffs arasında, Dalton Otoyolu boyunca uzanan bu bölgelerin, Arktik’in iklim geçmişini adeta katman katman sakladığı, her bir turba tabakasının kömür parçacıkları, polenler, bitki kalıntıları ve mikroorganizma izleri içerdiği belirtildi.





