Küçülen evler, değişen tüketim alışkanlıkları ve dijitalleşme market alışverişini de dönüştürüyor. Getir ile Veri Enstitüsü’nün 1.320 kişiyle yaptığı araştırmaya göre market alışverişine yılda ortalama 96 saat harcıyoruz. Getir CEO’su Batuhan Gültakan ile alışverişin görünmeyen yükünü, kadınların zaman eşitsizliğini ve yapay zekanın sepetimize nasıl girdiğini konuştuk…
Market alışverişi değişen yaşam biçimiyle ilgili çok şey söylüyor. Evler küçülüyor, sepetler değişiyor, zaman hiç kimseye yetmiyor. Getir CEO’su Batuhan Gültakan’la buluştuk, market sepetimizin aslında nasıl yaşadığımızın aynası olduğunu konuştuk. Bu arada benim için de bir yenilik oldu, sohbet sırasında WhatsApp’taki market alışveriş listemi Getir sepete dönüştürdü. Bunu da ilk kez denemiş oldum.
Veri Enstitüsü ile bir araştırma yaptınız. Bu araştırma değişen yaşam biçimimizi gösteriyor aynı zamanda. O verilerden yola çıkarak sormak isterim. Tek kişilik hanelerin artması Türkiye’nin yalnızlaştığını mı söylüyor?
Yalnız yaşamak bir hane biçimi, yalnızlık ise sosyal ve duygusal bir durum. Araştırmamız ikincisini ölçmüyor, buradan “Türkiye yalnızlaştı” gibi bir genelleme çıkaramayız. Ama hanelerin küçülmesi tüketimin birimini değiştiriyor. Dört kişilik aileyi varsayan ürün ve hizmetler herkese uymuyor. Tek yaşayan genç bir profesyonelle yaşlı bir insanın ihtiyacını aynı modelle karşılayamayız. Bu değişim gıdadan konuta, ambalajdan bakım hizmetlerine kadar uzanıyor. Getir’de gördüğümüz farklı sepetler de bu hayat biçimlerinin izlerini taşıyor.
Türkiye’de hanelerin yaklaşık yüzde 20’sinde tek kişi yaşıyor. Tek yaşayanlar daha az alışveriş yapıyor gibi düşünüyoruz. Getir’de gördüğünüz tablo nasıl?
Tek yaşamak haftalık alışveriş ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Getir ilk dönemde daha çok günlük ihtiyaçları gideriyordu. Kullanıcılar “Haftalık market alışverişimi de buradan yapmak istiyorum” deyince GetirBüyük’ü kurduk. Tek yaşayanın da bakliyata, taze meyve-sebzeye ihtiyacı var. Bir ailenin sepetinde 20 ürün varsa onun sepetinde 15 ürün olabilir, ihtiyaç sürekliliğini koruyor. Değişen, miktar ve paket tercihi. Aslında tek kişilik hanelerin artması, alışverişin de aile ölçeğinden birey ölçeğine doğru değiştiğini gösteriyor. Sipariş verilerine baktığımızda da bunu görüyoruz: Bugün Getir’de verilen her iki siparişten birinde taze meyve ve sebze yer alıyor. Bu önemli, çünkü online marketin yalnızca paketli ya da acil ihtiyaçların karşılandığı bir kanal olmaktan çıktığını gösteriyor. Taze ürün söz konusu olduğunda tüketici için güven de en az hız kadar önemli. GetirBüyük’te sunduğumuz ‘Analizli Meyve & Sebze’ kategorimizdeki ürünleri Türk Gıda Kodeksi’nin belirlediği yasal kalıntı limitleri doğrultusunda pestisit analizlerinden geçiriyoruz. Hatta kullanıcılarımız haftalık analiz sonuçlarını uygulama içerisindeki ürün detay sayfalarından şeffaf bir şekilde inceleyebiliyor. Bunu da taze ürünleri dijital alışverişin doğal bir parçası haline getirmenin önemli bir unsuru olarak görüyoruz.
Peki tek kişilik hayatlar Getir’in rafını, sepetini nasıl değiştiriyor?
Getir’de küçük paketler de gramaj seçilebilen ürünler de var. Küçük haneler 300–400 gramlık paketlere veya bir kilo yerine 300 gram muza yönelebiliyor. Kalabalık hanelerde gramaj artıyor. Bunları doğrudan aile bilgisi olarak değil, geçmiş alışveriş alışkanlıklarından gözlemliyoruz. Raf düzeni, aslında nüfus istatistiğinin gündelik hayattaki karşılığı. Evde kaç kişi var, yemek yapılıyor mu, depolama alanı ne kadar, bütçe ne zaman sıkışıyor? Hepsi sepete yansıyor. Bu yüzden Getir’de yalnız ürün talebini değil, değişen hayat düzenini de anlamaya çalışıyoruz.
Küçük porsiyonlar gıda israfını azaltmak için bir fırsat mı? Büyük paket daha ekonomik görünse de tek yaşayan insan bitiremeyebilir.
İhtiyacın kadar alabilmek gündelik hayatta önemli bir kolaylık. Tabii ki çözüm sadece ürünleri küçültmekten geçmiyor. Burada önemli olan, herkesin kendi mutfağına ve yaşam temposuna uygun seçeneği bulabilmesi. Biz Getir’de tam olarak bu esnekliği sunuyoruz. Dileyen kullanıcımız için 300 gramlık pratik paketli meyve-sebzelerimiz var, dileyen de dökme ürünlerde tam ihtiyacı olduğu kadar gramajı kendi seçebiliyor. “Ekonomik paket” herkes için aynı anlama gelmiyor. Kullanamayacağınız miktarı daha ucuza almak gerçekten ekonomik mi? Küçük pakette birim fiyatı ve ambalajı da düşünmek gerekiyor. Araştırma doğrudan israfı ölçmediği için bir azalma oranı veremeyiz. Amacımız, ister tek başınıza yaşayın ister kalabalık bir aile olun, mutfağınızda her zaman taze, tam ihtiyacınız kadar ürüne zahmetsizce ulaşmanızı sağlamak.







