Enerji ve hammadde maliyetlerindeki ciddi artışa rağmen:
“Enflasyondaki artışın beklentilerin altında kalması” merak konusu…
***
Resmi veriler açıklanmadı ama…
Piyasalarda:
Perakende satış hacmi ve tutarında Nisan ve Mayıs aylarında yaşanan (bayrama rağmen) gerilemenin, son dönemde oluşan “yüksek/fahiş fiyatlama alışkanlığını” törpülediği/törpüleyeceği konuşuluyor…
***
Yani…
“Dolar kuru, 70-80 lira olmalıydı;
Her an olabilir;
Elimdeki mal/ hizmeti (ev, araba, kebap, pilav, deterjan, domates vb…) bu (olacağına inanılan kur seviyesi) fiyata göre satmalıyım!” alışkanlığı…
Yerini:
“Satamıyorum, fiyatları düşürmem lazım” zorunluluğunun getirdiği/getireceği “gerçekliğe” bırakıyor…
***
“Türkiye çok pahalı…” cümlesini, yüksek fiyatlı/ücretli yapısı ile öne çıkan Cenevre!de dahi duymuştum…
Benzer ücret7fiyat yapısıyla bilinen Fransa’da da, “çalışan Türklerin”, tatil için artık İtalya, İspanya, Yunanistan gibi ülkeleri tercih etmeye başladıklarını da anlatanlardan biliyordum…
Konut fiyatlarında, Ankara’nın dahi Londra seviyesine gelmesine bu nedenle şaşırmıyordum…
***
“Fiyatlama davranışlarını düzeltmek” için, istek yoktu…
Bu nedenle, kiralar/gıda başta olmak üzere katılık kırılamıyordu…
Şimdi mi?
Üreticide de, perakendecide de zorunluluk doğdu:
“Satamıyorum, fiyatları düşürmem lazım” şartları oluştu…





