Bir gazeteci olarak yıllardır sarımsak hasadı haberi yapmaktayım. Asıl görevimiz, hasadı haberleştirmekten ziyade, üreticinin dertlerini ve sorunlarını dinleyerek yetkililere ulaştırmaktır. Yazımızın konusu her ne kadar sarımsak olsa da, diğer ürünler için de aynı şeyler geçerlidir.
Narlı Ovası’nda Sarımsak Üreticisinin Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde yer alan Narlı Ovası, verimli toprakları ve uygun iklim koşulları sayesinde Türkiye’nin önemli sarımsak üretim merkezlerinden biri olma potansiyeline sahiptir. Özellikle Beşçeşme başta olmak üzere bölgedeki birçok mahallede çiftçiler uzun yıllardır sarımsak üretimi gerçekleştirmektedir. Ancak üretimdeki bu başarı, ekonomik kazanca aynı oranda yansımamaktadır. Bunun temel nedeni; üreticilerin örgütlenme, depolama, pazarlama ve kurumsallaşma alanlarında yaşadığı eksikliklerdir.
Tarım ekonomisi açısından değerlendirildiğinde, bir ürünün nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar geçtiği tedarik zincirinde en yüksek katma değeri; genellikle depolama, paketleme ve pazarlama aşamalarını kontrol eden aktörler elde etmektedir. Narlı Ovası’nda da benzer bir durum yaşanmaktadır. Hasat döneminde sarımsağını nakit ihtiyacı nedeniyle satmak zorunda kalan üretici, tarla başında ürününü kilogram başına 30-40 TL gibi düşük fiyatlardan tüccara vermektedir. Buna karşılık aynı ürün, uygun depolama koşullarında muhafaza edilerek yıl içerisinde 100-150 TL arasında değişen fiyatlarla piyasaya sürülmektedir. Tüketici ise bu sarımsağı en az 200 liradan almaktadır.
Bu durum, üretici ile tüketici arasında ciddi bir gelir adaletsizliğine yol açmaktadır. Üretici yüksek girdi maliyetleri altında ezilirken, tüketici de ürünü pahalıya satın almak zorunda kalmaktadır. Özellikle mazot, gübre, zirai ilaç, sulama, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında, sarımsak üreticisinin kâr marjı her geçen yıl daralmaktadır. Böylece üretimin tüm riskini üstlenen çiftçi yeterli gelire ulaşamazken, aracılar ve tüccarlar daha yüksek kazanç elde etmektedir.
Sorunun temelinde, bölgedeki üreticilerin güçlü kooperatifler veya üretici birlikleri çatısı altında örgütlenememesi yatmaktadır. Dünyada ve Türkiye’nin başarılı tarım bölgelerinde görüldüğü üzere; üretici örgütleri, ortak depolama tesisleri ve soğuk hava depoları sayesinde ürünlerin piyasa koşullarına göre satılmasını sağlayarak çiftçinin gelirini artırmaktadır. Ayrıca markalaşma, coğrafi işaret çalışmaları, e-ticaret kanalları ve doğrudan tüketiciye satış modelleri de üreticinin pazarlık gücünü yükseltmektedir.





