Tarımsal üretimi (hayvansal, bitkisel) desteklemek için, 2026 yılı bütçesinde 900 milyar lirayı aşan bir kaynak ayrılmıştı… Değil 86 milyonluk nüfusu, “sağlayacağı verimlilik artışıyla” 186 milyonluk nüfusu dahi ihya edebilecek bu desteğe rağmen, “tarımsal ürün ithalatında” ve “çiftçinin refahında” geldiğimiz durum ortada…
***
Kısacası:
Ya desteklemeler yanlış adrese yapılıyor;
Ya da desteklemeler için etki analizi yapılmış, doğru bir planlama yapılmıyor…
Sonuçta, uygulanan, “verimlilik/üretim/kalite/çalışan/çabalayan artışına” hizmet etmiyor…
***
2027 yılı için bütçede öngörülen 1.3 trilyon liralık destek mi?
Aynı sonuçlara hizmet etmemeli…
***
2026 yılında 168 milyar lira olan doğrudan destek miktarının, 2027 yılı için 235 milyar liraya yükseltilmesi bekleniyor…
Vergi desteğinin 262 milyar liradan, 268 milyar liraya; tarımsal yatırımlar için verilen desteklerin toplamı 190 milyar liradan 268 milyar liraya; buğdayda çaya, fındıktan ete/süte destek amacıyla yapılan kamu alımları bütçesi ise 48 milyar liradan 135 milyar liraya yükseltilmesi planlanıyor…
***
Oransal olarak gelişmiş ülkelerin altında ama verimli kullanıldığında değer katacak destek miktarı…
***
Sadece Türkiye’de değil, dünyanın herhangi bir ülkesinde tarımsal ürün (hayvan, hayvansal ürünler, sebze, meyve, hububat…) üreticisiysen:
Fazla yağış da sorun; eksik yağış da;
Aşırı sıcak da sıkıntı; yağışlı yazlar da;
Aşırı güneş de zararlı; az güneşli günler de;
Soğuk/don da sorun; kışın ılıman geçmesi de;
Çok üretmek de (bazen ve/veya üretimi kolay ürünler…) sorun; az üretmek de;
Savaşlar da sorun; savaşta olmayan, savaştan yeni çıkan ülkelerle rekabet de;
Borçlanmak da sorun; borçlanmamak da…
Vb…”
Bu nedenle AB ülkeleri, bütçesinin üçte bire yakınını tarım, hayvancılık ve çevreye ayırıyor…
VELHASIL
2027 yılı için bütçede öngörülen 1.3 trilyon liralık destek, önceki yıllarda sağlanan desteklerin çoğunluğu gibi, yanlış adrese gitmemeli;
Kazanamayan çiftçi (çalışan, çabalayan) ve yüksek ithalat gibi sonuçlara, hizmet etmemeli…







