Avrupa’da su seviyelerinin düşmesi, ticaret yollarındaki kırılganlıklar ve iklim değişikliğinin artırdığı maliyetler, Türkiye ile Avrupa sanayisinin iş modellerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Made in Europe sürecinde Türk sanayisinin konumunu güçlendirmek için sektör bazında önceliklerin belirlenmesi ve Avrupalı iş ortaklarıyla birlikte hareket edilmesi gerekiyor.
Made in Europe tartışmalarından alternatif ticaret koridorlarına, su yönetiminden sanayide dönüşüme kadar pek çok başlık Türkiye ve Avrupa’nın ortak gündeminde yer alıyor. COP31 Akdeniz’in geleceğine ilişkin yatırımların ve ortak karar mekanizmalarının ele alınması için fırsatlar yaratabilir. İklim değişikliğinin etkilerine karşı yerel adil geçiş komisyonları oluşturularak yapılacak yatırımların öncelikleri ele alınmalı.
COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da toplanacak. Böylece aslında küresel iklim değişikliği gündemi ilk kez Akdeniz kıyısındaki bir kentte ele alınacak. Akdeniz havzası, küresel ortalamaya kıyasla yüzde 20 daha hızlı ısınan ve iklim değişikliğinden en yoğun etkilenen yerlerden biri. Onu da söyleyeyim.
Manalı aslında. Akdeniz’in derdi çok, iklim değişikliği, kuraklık, çölleşme ve biyoçeşitlilik diye başlayınca.
COP31 ile iklim değişikliği gündemi ilk kez Akdeniz kıyısında bir kentte
Bundan önce de Akdeniz ülkelerinde toplanan COP’lar oldu olmasına ama hiçbiri Akdeniz kıyı şeridindeki bir kentte değildi. Mesela COP7 ve COP22, Fas’ın Marakeş kentindeydi. COP9, İtalya’nın Milano kentinde yapıldı. İklim değişikliğiyle mücadele açısından milat sayılan Paris Anlaşması, yine bir Akdeniz ülkesi olan Fransa’da, COP21 kapsamında imzalanmıştı. COP25 ise İspanya’nın başkenti Madrid’deydi. Ama bunlardan hiçbiri Akdeniz kıyısında değil, hepsi karada. Buralarda deniz kıyısında en son Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentindeki COP27 vardı. Ama orası da Kızıldeniz kıyısındaydı.
Doğrusu ya, böyle bakıldığında COP31, Akdeniz’in iklim değişikliği kaynaklı meselelerini gündeme taşımak için son derece elverişli bir zemin, bana sorarsanız. Akdeniz kıyısındaki bir şehirde düzenlenen ilk taraflar konferansı, COP31.
Akdeniz’in iklim değişikliği derdi çok boyutlu. Mesela, iklim değişikliği nedeniyle yağışların azalması, artan nüfus ve turizm nedeniyle büyüyen su talebi, Akdeniz’in küresel su stresi gündeminde önemini artırıyor.
Aynı zamanda, yağışların azalması, artan sıcaklık ve yaygınlaşan orman yangınları Akdeniz’de pek çok bölgenin, özellikle de Antalya’nın turizme dayalı iş modelini tartışmaya açmak için önemli bir fırsat. Kim yaygınlaşan orman yangınlarının ortasında tatil planı yapmayı düşünür ki?







