Efsane bu ya Kaf Dağları’nda yaşayan kuşların hükümdarı olduğu söylenen Simurg, nam-ı diğer küllerinden yeniden doğan Zümrüd-ü Anka adı hem Kaz Dağları’nın batısında yer alan Ahmetçe’ye hem de tüm vadiye ve koya tepeden bakan muhteşem manzarasıyla Simurg Inn’e çok yakışmış. İnsan burada yeniden doğmak demeyelim ama yenilendiğini hissediyor.
Projenin gerçekleşmesi ve takı tasarımcısı olarak bildiğim Dilara Karabay’ın köye yerleşme serüvenin ardında ‘ilk görüşte aşk’ var. 20 yıl kadar önce bölgeye yaptıkları bir seyahat sırasında dolaşırken arkadaşı ‘sana bir yer göstermek istiyorum’ diyerek onu boş bir araziye götürür, kuş bakışı manzarasını gördüğü anda almaya karar verir.


Kısa bir süre sonra da ev inşaatı başlar. Daha dekorasyonuyla uğraşırken burada yaşayabileceğini düşünmeye başlar. Ama bu kararı onu yeni planlar yapmaya da zorlar, sürekli yaşayacağı bir yerde yapabileceği iş arayışına girer, misafir ağırlamanın ona en uygun olduğuna karar verir.
Ve 10 yıl önce evini köyün ilk 8 odalı butik oteline dönüştürür. Üç yıl yalnızdır, sonra yurtdışında yaşayan ve alternatif bir yaşam hayali kuran kızı Dila Demir annesine katılır.
Şimdi birlikte çalışıyor, birlikte üretiyorlar. Köy kadınlarına iş imkânı sağlayarak, doğal tarımı ve yerel üreticileri destekleyerek sürdürülebilir turizm anlayışını yaygınlaştırmaya çalışıyorlar.





