Kooperatifler, ortakların bir araya gelmesiyle kurulur. Gerçek ve tüzel kişiler, kooperatiflere ortak olabilir. Kooperatif türlerine bağlı olarak sayıların değişiklik göstermesi mümkün olmakla beraber, genellikle, bir kooperatif en az yedi ortakla kurulabilir.
Yasal düzenlemelerimizde ortaklık koşulu olarak, “gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları” yer almaktadır. Kooperatifler anasözleşmelerine bazı ortaklık şartlarını ekleyebilir. Bir kooperatife gönüllük ilkesiyle giren, kooperatifin amaç ve hedefleri doğrultusunda faaliyetlerde bulunmayı kabul eden, istenen koşulları taşıyan ve belirli bir sermaye (ortaklık payı) ortaya koyan kişiye kooperatif ortağı denir.
Dernek, vakıf gibi yapılanmalarda üyelik vardır. Kooperatiflerde ise ortaklık söz konusudur.
Kooperatif ortağının aynı anda birkaç şapkası/görevi olabilir; yönetici, denetçi ve çalışan gibi. Kooperatiflerin birçoğunda ortaklar fiili olarak çalışırlar. Bu nedenle kooperatiflerde ortaklar arası ilişkiler, işveren, yönetici ve çalışan olarak ele alınabilir. Bu ilişkiler iyi düzenlenmez ise karmaşık bir insan kaynağı sorunlarına zemin hazırlanabilir. Bir ortak, kooperatifin kazancına ve zararına da ortak olduğunun bilincinde olmalıdır. Ortak, kooperatifte ortaya çıkan iyi/kötü sonuçların ortağıdır. O nedenle kooperatif ortağı, üyelik değil de ortaklık tesis ettiğinin bilinci olmak zorundadır.
Kooperatiflerde ortakların seçimi
Kooperatifler, bir işletme/şirket olarak mali ve idari yükümlükler ve sorumluluklar yüklenmektedir. Faaliyetleri sürecinde riski azaltmak ve olası sorunları baştan engellemek için kooperatifler kurulurken ortak seçimi, katılım kıstasları ve ortaklar arası ilişkiler ayrıntılı ve net olarak tanımlanmalıdır. Ortak seçiminde, bireyler arası iyi ilişkilerin olması kadar kişilerin yetkinlikleri de önemli bir değerlendirme ölçütü olmalıdır. Çünkü kooperatifler de diğer ticari işletmeler gibi, üretim, pazarlama, satış, muhasebe, finans gibi temel işletmecilik işlevlerini yürütmek zorundadır. Bu alanlarda yetkinlikleri ve birikimleri olan ortakların bir araya gelmesi ve çalışması, kooperatifin hızla kurumsallaşmasını ve dış insan kaynak ihtiyacının azalmasını sağlayabilir. Özellikle başlangıç ve büyüme sürecinde, kooperatiflerin mali kaynakları/gücü sınırlıdır. Bundan dolayı istese de uzman/profesyonel kişileri düzenli olarak istihdam edemeyebilir. Haliyle işletmenin faaliyetleri, iç insan kaynağı tarafından yürütülmek zorundadır.
İş bölümü yapma yoluyla başarılı olmak isteyen kooperatifler, ortaklık seçiminde iki ana kriteri gözetmelidir. Birincisi kooperatifler, uyum içinde çalışabilecekleri ve hedef, amaç ve fayda birliği yapabilen kişileri ortak almalıdırlar. İkincisi ise farklı donanım, birikim, eğitim ve yetkinlikte kişileri -hiç değilse belli sayıda ortağı- seçmelidirler. Böylelikle farklı hedeflere ve amaçlara dönük iç çekişmeler ortadan kalkabilecek, fayda birliği oluşturulacak ve aynı zamanda farklı yetkinlikteki ortakların iş bölümü yoluyla belli görevleri üstlenmesi sağlanabilecektir.







