Ekonomi yönetiminin enflasyonu tek haneye indirme hedefi doğrultusunda uyguladığı sıkı para politikası sürerken, Merkez Bankası’nın ekonominin ana aktörleri cephesinde “beklenti çıpalama” politikası adeta patinaja dönüştü. Beklentiler eylül ayında piyasa katılımcıları ve hane halkı cephesinde çok hafif yükseliş, reel sektörde ise aşağı yönlü sınırlı bir yumuşama ile katı duruşunu koruyarak büyük ölçüde yatay kaldı.
Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Eylül 2026 dönemi Sektörel Enflasyon Beklentileri verileri, ağustos ayındaki tablonun katılıkla korunduğunu, dezenflasyon sürecine yönelik inancın aktörler arasında homojen bir zemine oturamadığını ve kesimler arasında oransal bazda uçurumun devam ettiğini ortaya koydu.
Buna göre 12 ay sonrasının yıllık enflasyon beklentisi önceki aya göre, piyasa katılımcılarında 0,01 puan artışla yüzde 23,70’e, hane halkında da 0,02 puan artışla 45,60’a yükselirken, reel sektörde 0,30 puan düşüşle yüzde 32,50’ye indi. Bu verilere göre piyasa katılımcıları görece iyimser ama temkinli bekleyişini sürdürüyor. Finansal çevreler, Merkez Bankası’nın patikasına sadık kalmaya çalışıyor. Hane halkı ise enflasyonun düşeceğine ikna olmamakta direniyor. Eylülün tek tesellisi iş dünyasından.
Bu kesimin ağustos ayındaki 0,30 puanlık yükselişin ardından, eylülde aynı oranda geri çekilmeyle beklentisini sınırlı da olsa indirmesi, iç talepteki yavaşlamanın imalatçı ve tüccar üzerinde fiyat kırma ya da maliyet artışlarını sineye çekme baskısı oluşturmaya başladığını gösteriyor. Ağustos ayında para politikasının tüm ağırlığına rağmen piyasa katılımcıları dışındaki kesimlerde yön yeniden yukarı dönmüş ve bozulan fiyatlama davranışlarının faturası hissedilmişti. Eylül ayı sonuçları bozulan tabloda iyileşmeden çok, kronik bir atalete işaret ediyor.
“Hissedilen-hedeflenen” uçurumu
Piyasa uzmanları ile vatandaşlar arasındaki enflasyon beklentisi farkı yeniden atıyor. Temmuzda 20,99 puan olan söz konusu fark, ağustosta 21,89 puana, eylülde 21,90 puana yükseldi. Söz konusu fark geçen yıl eylül ayı itibarıyla 30,74 puandı. Bir yıl önceye göre makasın daha dar olmakla birlikte 21-22 puanla neredeyse iki kat düzeyinde çakılı kaldığı dikkati çekiyor.
Piyasa profesyonelleri makro göstergelere ve Merkez Bankası’nın sözlü yönlendirmelerine bakarak pozisyon alırken; hane halkı harcanabilir gelirindeki erimeye, gıda, enerji, kira ve eğitim gibi zorunlu harcamalarındaki gerçekleşen faturalara bakıyor. Hane halkının gelecek 12 aya dair enflasyon tahminini yüzde 45,60’ta tutması, tüketim harcamalarını öne çekme eğilimini (erken talep) canlı tutma riski taşıyor ve bu da para politikasına karşı en büyük direnç noktası.
Politika yapıcılar için yol haritası
Sektörel enflasyon beklentilerinde eylül itibarıyla gelinen patika, enflasyonla mücadelede sadece faiz enstrümanı ya da likidite yönetimiyle kâğıt üzerinde başarı sağlamanın yeterli olmayacağı yönünde net mesaj veriyor. Uzmanlar, asıl dezenflasyonun, geniş kitlelerin zihnindeki korumacı refleksler kırıldığı an başlayacağını belirtiyor.










