Avrupa’nın önde gelen iklim örgütlerinden Climate Action Network (CAN) Europe, COP31 öncesinde hükümetlere açık bir mesaj verdi: Fosil yakıtlardan çıkış, iklim finansmanı, adil geçiş ve yenilenebilir enerjiye dayalı elektrifikasyon artık somut kararlarla desteklenmeli. Türkiye’nin ev sahipliği de önemli bir sınav olarak görülüyor. CAN Europe Direktörü Chiara Martinelli, “COP31, hükümetlerin daha önce verdikleri sözler için kendilerini kutladıkları bir başka iklim zirvesine dönüşmemeli” diyor.
Antalya’da 9 Kasım’da başlayacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde, uluslararası iklim hareketinin beklentileri giderek netleşiyor. Hükümetlerin önündeki temel mesele, yeni hedefler açıklamaktan çok, daha önce kabul edilen taahhütlerin nasıl uygulanacağı.Avrupa genelinde faaliyet gösteren iklim örgütlerini bir araya getiren Climate Action Network (CAN) Europe, 5 Kasım’da yayımladığı açıklamada, Antalya müzakerelerinin sonucunu belirleyecek altı kritik başlığa dikkat çekti.
Fosil yakıtlardan uzaklaşma, yenilenebilir enerjiyle elektrifikasyon, adil geçiş, iklim finansmanı, Avrupa Birliği’nin sorumlulukları ve Türkiye’nin ev sahipliği performansı, örgütün öncelikleri arasında yer alıyor.
CAN Europe, yaklaşık 60 üye kuruluşunun temsilcileri, Avrupa ve Türkiye’deki iklim politikası uzmanlarıyla birlikte Antalya’da olacak. Heyette İstanbul merkezli uzmanlar ve CAN Europe’un kurucuları arasında bulunduğu İklim Ağı Türkiye temsilcileri de yer alacak.
CAN Europe Direktörü Chiara Martinelli, zirvenin başarısının uygulama kapasitesiyle ölçülmesi gerektiğini vurguluyor: “COP31, hükümetlerin daha önce verdikleri sözler için kendilerini kutladıkları bir başka iklim zirvesine dönüşmemeli. Uygulama, fosil yakıtlardan somut biçimde uzaklaşmak, gerekli finansmanı sağlamak ve dönüşümün insanlar için adil işlemesini güvence altına almak demek. Bütün bu alanlarda ilerlemeye ihtiyacımız var. Bunlar birlikte ilerlemeli.”
Avrupa Birliği için güvenilirlik sınavı
CAN Europe’a göre Antalya, Avrupa Birliği açısından da önemli bir sınav olacak. AB’nin uluslararası iklim müzakerelerinde liderlik iddiasını sürdürebilmesi için kendi içindeki iklim politikalarını güçlendirmesi ve gelişmekte olan ülkelere yönelik finansman sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor.
CAN Europe’a göre Antalya, Avrupa Birliği açısından da önemli bir sınav olacak. AB’nin uluslararası iklim müzakerelerinde liderlik iddiasını sürdürebilmesi için kendi içindeki iklim politikalarını güçlendirmesi ve gelişmekte olan ülkelere yönelik finansman sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor.
Örgüt, Avrupa’nın fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda daha somut bir yol haritası ortaya koymasını, mevcut iklim politikalarını zayıflatacak girişimlere karşı durmasını ve gelişmekte olan ülkelerle güven ilişkisini yeniden kurmasını istiyor.
CAN Europe İklim Başkanı Sven Harmeling, Avrupa’nın uluslararası beklentileriyle kendi uygulamaları arasındaki tutarlılığa dikkat çekiyor: “AB, kendi iklim eylemini zayıflatırken ya da finansman konusunda üzerine düşeni yapmazken dünyanın geri kalanından daha fazlasını isteyemez. Antalya’da liderlik, Avrupa’nın fosil yakıtlardan çıkışını hızlandırmasını ve uluslararası finansmana adil katkısını sağlamasını anlamı geliyordur. AB, COP31’de ayrılıkları derinleştirmek yerine taraflar arasında köprü kurmalı.”
Türkiye için ev sahipliğinin ötesinde bir fırsat
COP31’in ev sahibi ve başkanı olarak Türkiye de uluslararası iklim örgütlerinin yakın takibinde olacak.
COP31’in ev sahibi ve başkanı olarak Türkiye de uluslararası iklim örgütlerinin yakın takibinde olacak.
CAN Europe, Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapmasını kömür ve diğer fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecini hızlandırmak açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Ancak bu dönüşümün çalışanlar, yerel topluluklar ve ekonomik olarak etkilenecek bölgeler için somut adil geçiş politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Örgütün Türkiye’ye yönelik bir diğer beklentisi ise sivil toplumun müzakerelere etkin katılımı. CAN Europe, 14 Kasım’da Antalya’da yapılması planlanan iklim yürüyüşü dahil olmak üzere sivil toplumun örgütlenme, katılım ve barışçıl protesto haklarının korunmasını istiyor.
CAN Europe Türkiye Kıdemli İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz, Türkiye’nin önündeki fırsatı şöyle değerlendiriyor: “COP31’e ev sahipliği yapmak, Türkiye için iklim liderliğinin kendi ülkesinde başladığını gösterme fırsatı. Bunun anlamı, kömür ve fosil yakıtlardan daha hızlı uzaklaşmak, çalışanları ve toplulukları gözeten adil bir geçiş geliştirmek ve sivil toplumun tam ve özgür katılımını sağlamak. Uygulamaya odaklı bir COP, bu ilkeleri hayata geçirmeli.”
Elektrifikasyon fosil yakıt bağımlılığını azaltmalı
Antalya müzakerelerinin önemli gündemlerinden biri de elektrifikasyon olacak. CAN Europe, elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasını iklim eylemini hızlandıracak önemli araçlardan biri olarak görüyor. Ancak burada belirleyici olan, artan elektrik talebinin hangi kaynaklardan karşılanacağı.
Antalya müzakerelerinin önemli gündemlerinden biri de elektrifikasyon olacak. CAN Europe, elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasını iklim eylemini hızlandıracak önemli araçlardan biri olarak görüyor. Ancak burada belirleyici olan, artan elektrik talebinin hangi kaynaklardan karşılanacağı.
Örgüte göre elektrifikasyonun fosil yakıt bağımlılığını azaltabilmesi için yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması, elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi, depolama kapasitesinin artırılması ve enerji verimliliğine öncelik verilmesi gerekiyor.





