Karbonhidrat sayımı çoğu tip 1 diyabetlinin gözünde büyüse de tedavinin en önemli parçasıdır. Arkadaşım Diyabet Karbonhidrat Bolus Hesaplama Uygulaması karbonhidrat sayımını kolaylaştırmak ve telefon kullanabilen herkes için ulaşılabilir yapmak için tasarlanmıştır. Bu uygulama ömürleri mutfakta geçen ama çocukları tip 1 diyabet olunca ne yapacağını şaşıran annelerin en büyük yardımcısıdır, çünkü onların çok iyi bildiği yiyeceklerin dilini diyabetin diline çevirmektedir.
Bu yazıyı 4. Ulusal Çocuk ve Ergen Diyabet Sempozyumu (18-21 Aralık 2025) için trenle Ankara’ya giderken yazıyorum ama başlığını Shakespeare’in Hamlet oyunundan alınma, dünyanın bu ünlü sözüne nazire yaparak seçmem, tren yolculuğunun esinleyici olmasından değil, bu sözün “ikilem” dediğimiz durumu en iyi anlatan söz olmasından. Benim ana uğraş alanım olan Tip 1 diyabette yemek yönetimi, uzun süredir özenli karbonhidrat sayımı ve katı sayılabilecek yemek öncesi insülin zamanlamasına dayanmaktadır ve tip 1 diyabet yönetiminin önemli ikilemlerinden birisidir.
Ancak, karbonhidrat saymak uzaktan göründüğü kadar kolay değildir; belli bir bilişsel bir yükü olduğu gibi günlük yaşamda sürdürülmesi de zordur. Bu nedenle de Tip 1 diyabetlilerin kendileri ve aileleri önce, bir heves ve gayretle, rakamlara, hesaplamalara hâkim olarak, yanlarında tartı taşıyarak karbonhidrat saymaya başlarlar ama daha sonra bu özenleri aşına aşına, “göz kararı” saymaya ya da “karbonhidrat saymaya gerek yok” noktasına kadar gelebilir.
Pankreas karbonhidrat sayıyor mu?
Tip 1 diyabetli olmayan bir kişide insülin salgılayan beta hücreleri ve tabi onunla simbiyotik şekilde yaşayan alfa, gama, delta ve epsilon hücreleri sayesinde kan glukozu açlıkta 70-100 mg/dl, toklukta ise 70-140 mg/dl arasında tutulur. Bu fonksiyonda ana rol insülin salgılayan beta hücrelerine (adacık hücrelerinin yüzde 70’ni oluşturur)aittir.
Bu hücrelere yiyecekler ağzımıza girdiği andan, sindirilip kan dolaşımına geçtiği ana kadar birçok sinyal gelir ve bu sinyaller sayesinde önce ilk faz insülin salgısı ismini verdiğimiz depolanmış insülini hızla kana boşaltır ve sonra gerekirse ikinci faz insülin salgısı ile glukozu kontrol altına almaya çalışır. Ayrıca açken de karaciğerdeki depolardan glukoz geçişini kontrol edecek kadar bazal insülin salgılar. İlk faz insülin salgısı, beyaz ekmek, kek, lifsiz şekerler, pilav gibi glukozu dik (bizim ekibin diyetisyeni Tuğba Gökçe buna “füze gibi” der) yükselten yiyeceklerin etkisini karşılar ve tip 1 diyabet olurken önce bu fonksiyon bozulur.
Bütün bunları başlığa bağlayarak özetleyecek olursak, pankreas beta hücreleri, kullandığımız dille anlatılamayacak hassaslık ve karmaşıklıkta “karbonhidrat” sayar ve protein, yağ gibi diğer makrobesin ögelerini de dikkate alarak insülin salgılar.
Zor olanı başarmak
Günümüzde henüz tip 1 diyabeti iyileştirmek, beta hücrelerinin (ve diğer hücrelerin) yitirilen fonksiyonlarını geri getirmek mümkün değildir ama sensörlerle insülin iletimini entegre eden algoritmalar sayesinde beta hücrelerine benzer (aslında burada sonsuz bir mesafe vardır) şekilde insülin vermek mümkündür. Bu algoritmaların henüz başarılı olmadığı konu ise yiyecekleri karşılayacak hız ve miktarda (buna bolus insülin denir) insülin vermektir.





