ADAPAZARI’nda vagon fabrikasında çalışan Erol Kaya, 1980’li yılların sonlarına doğru bir akşam işten eve döndüğünde eşiyle aklından geçen iş planını açtı:
– Vagon fabrikasından ayrılmaya karar verdim. Arifiye’de süs bitkileri ve fidan yetiştirip pazarlamayı düşünüyorum.
Eşinin kolundaki bileziklere baktı:
– Yeni işe girişmek için o bilezikleri bozdurmamız gerekiyor.
Eşi şaşkınlık geçirdi, hemen itiraz etti:
– Vagon fabrikasında çalışıyorsun, düzenli bir işin var diye sana vardım. Güzelim işi nasıl bırakırsın? Hem o otları yetiştirdin diyelim, kim para verip onları satın alacak?
Erol Kaya, ertesi günü konuyu fabrikadaki müdürüne açtı:
– Fidancılık yapmak üzere işten ayrılıyorum.
Fabrika Müdürü Kaya’ya hemen işinden olmayacağı formülü sundu:
– Sana ücretsiz izin verelim. Fidan işine başla. Tutarsa fabrikadan ayrılırsın.
Arifiye Fidancılık’ın öyküsünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılı Mayıs ayı başlarında Özbekistan-Güney Kore seyahatinin Taşkent durağında kurucusu Erol Kaya’dan dinlemiştim. Dış Ekonomik İşler Kurulu’nun (DEİK) önderliğindeki “Türkiye-Özbekistan İş Forumu”nun gerçekleştiği merkezde stantları turlarken Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, sohbet ettiği Kaya’yı işaret etmişti:
– Erol Bey’i dinlemen lazım. Çok güzel işler yapıyor.
Kaya, tanıtım kataloglarını da gösterip yaptığı işleri özetlemişti:
- 300 metrekarelik bir alanda başladım. 3 bin dönüm alanda fidan yetiştiriyorum. Bu alan da yetmez oldu.
- Hollanda fidan işinden yılda 25 milyar dolar, İtalya 8 milyar dolar, Almanya 7 milyar dolar gelir yaratıyor. Türkiye’nin fidan ihracatı 100 milyon doları bulmuyor.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (SATSO) EKONOMİ Gazetesi işbirliği ile düzenlediği “Yeşil Dönüşüm-Yeşil Ekonomi” toplantısı için Hakan Güldağ’la birlikte kente gittiğimizde, önce “Doku Kültürü Merkezi”ne uğradık.
“Doku Kültürü Merkezi”ni Sakarya Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, SATSO A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Bayrak, Genel Müdürü Zafer Kınalı, Fidan A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Takır Özdemir’le birlikte gezdik.
Akgün Altuğ, Sakarya’nın fidan konusunda önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayınca, rahmetli Erol Kaya ile 2018 yılı Mayıs ayı başlarında Taşkent’te yaptığımız sohbeti anımsadım.
Akgün Altuğ, bölgedeki süs bitkisi yetiştiricileri için 2021 yılına kadar fide-fidan ithalatı yapıldığını belirtti, Zafer Kınalı’ya döndü. Kınalı, 2014 yılına uzandı:
– Aslında 2014 yılından itibaren fide-fidan yetiştirme projesi için çalışmalar başladı… İlk adım üniversitede atılmış, bir laboratuvar kurulmuştu. Onu daha sonra Hendek’e taşıdık.
Altuğ araya girdi:
– İşe önce fide-fidan altlığı ile giriştik. 2021 yılında Hendek’teki “Doku Kültürü Laboratuvarı”mız hizmete girdi. Oradaki alanımız zamanla 3 bin metrekareye çıktı. Laboratuvar ortamında bitki çoğaltma ve yeni türler geliştirilmesi işlemleri yapılıyor.
Hendek’teki “Doku Kültürü Merkezi”nde işlerin oturmasıyla birlikte yurt dışından da siparişler aldıklarını belirtti:
– Almanya’dan 120 yıllık bir firma bizden orkide istedi. Yıllık orkide üretme kapasitemiz 30 milyona kadar çıktı. Ancak bu yıl 15 milyon orkide üreteceğiz.
Hendek’teki “Doku Kültürü Laboratuvarı”nın kapasite açısından Türkiye’nin büyükleri arasında öne çıktığını bildirdi:
– Hendek’teki laboratuvarımız hastalıktan ari bitki üretiminde yeni bir soluk olmuştu. İhracat başarısı da gösterince tesiste genişlemeye gittik. Sonrasında Büyükşehir Belediyemizle işbirliği yapıp Fidan A.Ş.’nin Sapanca Yanık’taki arsasını alıp yeni tesisimizi hayata geçirdik.
“Doku Kültürü Laboratuvarları”nın ithal ikamesi yönü üzerinde durdu:
– Ülkemizin süs bitkisi ve birçok bitki altlığında dışa bağımlılığını sonlandıran üretim yapıyoruz.
Bunun üzerine Sakarya’daki “Doku Kültürü Laboratuvarları”nın ithal ikamesi etkisiyle ilgili veri sordum, Akgün Altuğ, Süs Bitkileri Yetiştiricileri Birliği (SÜSBİR) Başkanı Tanju Pir’e sözü bıraktı. Pir, fide-fidan bedellerinin fiyatlarının türlerine göre farklı olduğunun altını çizdi:







