Geçen hafta iki yılda bir düzenlenen EuroCucina fuarı vesilesiyle Milano’daydım. İnsan böyle fuarları gezince bir yandan ufku genişliyor, diğer yandan da kendi mutfağını çağın gerisinde hissetmekten kendini alamıyor.
10’uncu yılını kutlayan ‘Food for Soul’u (ruhun gıdası) duydunuz mu? İtalyan şef Massimo Bottura tarafından 2015’te kurulan bu girişim, gıda israfıyla mücadele ederken sosyal kapsayıcılığı artırmayı hedefleyen güçlü bir sosyal gastronomi modeli. Arçelik’in davetlisi olarak gittiğim fuarda başarılı şefin bu girişimini ondan dinleme fırsatı buldum.
Arçelik’in Avrupa’da faaliyet gösterdiği Beko Europe şirketi, Euromonitor’ın 2025 verilerine göre Avrupa’nın en büyük beyaz eşya şirketi konumunda. Bu yılki EuroCucina’da temaları da ‘Miras. Tasarım. Amaç.’ Beko Europe CEO’su Akın Garzanlı, Avrupa’ya ilk girdikleri dönemde bir futbol takımına sponsor olduklarını, sonrasında daha fazla insanın hayatına dokunacak, daha anlamlı bir işbirliği arayışına girdiklerini anlatıyor. Bu arayış onları dünyanın en önemli şeflerinden Massimo Bottura’ya götürüyor. “Yemeklerinle değil, fikirlerinle ilgileniyoruz” diyerek başlayan o ilk cümle, bu ortaklığın temelini oluşturuyor. Bottura’nın uzun zamandır zihninde olan ‘Food for Soul’ fikri, böylece gerçek bir yapıya dönüşüyor. 10 yılda; 2 bin 752 ton gıdanın geri kazanıldığı, 176 binden fazla gönüllünün katkı sunduğu ve 4,3 milyondan fazla öğünün 1,65 milyon insana ulaştığı bir sistemden söz ediyoruz.





