Mutfak Dostları Derneği, “Gıdanın Geleceği” buluşmaları kapsamında düzenlediği “Anadolu’nun Gastronomi Mirası ve Evrensel İzleri” seminerini, derneğin 35. kuruluş yılına özel olarak Anadolu’nun gastronomi mirasına saygı duruşu niteliğinde bir programla gerçekleştirdi. Seminerde, yerel değerleri ve gastronomi mirasını korumanın önemi vurgulandı.
Türkiye’nin gastronomi alanındaki en köklü sivil toplum kuruluşu Mutfak Dostları Derneği, 35. Yılını “Anadolu’nun Gastronomi Mirası ve Evrensel İzleri” semineri ile kutladı.

Anadolu’nın gastronomi mirasına saygı duruşu!
Derneğin 2023 yılında başlattığı “Gıdanın Geleceği” buluşmaları kapsamında özel bir tema ile planlanan seminer, Anadolu’nun zengin gastronomi mirasının dünya gastronomisine kattıkları üzerinden şekillendi. Bereketli Hilal’de tarımın doğuşundan başlayarak Anadolu’da bağcılık, zeytin ve zeytinyağı üretimi, biyoçeşitliliğin gastronomiye etkisi, arkeogastronomi alanındaki zenginlikler, Anadolu’ya özgü mutfak teknikleri ve Akdeniz beslenme geleneği gibi farklı perspektiflerin ele alındığı oturumlarda Anadolu’nun gastronomi mirasının dünya gastronomisine bıraktığı evrensel izler konusunda farkındalık yaratmak, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamak amaçlandı.

Gıda güvenliği ve gastronominin yarınlarına dair toplumda farkındalık yaratma sorumluluğuyla 2023’te başlattıkları ‘Gıdanın Geleceği’ seminer dizisinin dördüncüsünü gerçekleştirmekten mutluluk duyduklarını belirten Mutfak Dostları Derneği Başkanı Esin Sungur, şunları söyledi:
“Bu yıl Derneğimizin 35. kuruluş yılına özel olarak Anadolu’nun gastronomi mirasına saygı duruşu niteliğinde bir program hazırladık. Binlerce yıl boyunca farklı medeniyetlerin ve kültürlerin kesiştiği Anadolu’daki tarımsal üretim, pişirilen yemekler ve gıdaya dair teknikler; toplum belleğinin ve kültürel mirasımızın kıymetli bir parçası. Mutfak Dostları olarak devlet kurumlarından akademiye, sivil toplumdan üretici ve araştırmacılara uzanan çok sesli bir paylaşım platformu oluşturarak hem yerel mirasımızın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı hem de sürdürülebilir gıda uygulamalarına ilham vermesini umduğumuz entelektüel düzeyi yüksek bir buluşma hedefledik.”
Tarımın doğuşundan endemik bitkilere; Anadolu
Seminer kapsamındaki Bereketli Hilal’de Tarımın Doğuşu ve Etkileri, Bağcılığın Anayurdu Anadolu; Özgün Üzümler ve Şarapçılık, Zeytinin Kökeni ve Zeytinyağı Medeniyeti, Anadolu’nun Ata Tohumları ve Endemik Bitkiler Envanteri, Anadolu’ya Özgü Teknikler: Fermentasyon, Kurutma ve Saklama, Arkeogastronomi: Anadolu’da Antik Çağ Mutfağı ve Sağlık Kaynağı: Akdeniz Stili Beslenme başlıklı oturumlarda;
Prof. Dr. Gökhan Özertan (Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı), Doç. Dr. Ahmet Uhri (Agroarkeoloji Araştırmacısı), İnci Aylin Gezgüç (Etki Çemberleri Vakfı Kurucusu), Prof. Dr. Rahmi Ertan Anlı (Gıda Mühendisi), Levon Bağış (Şarap Eğitmeni), Murat Yankı (Şarap Tarihçisi, Yazar), Dr.Ertuğrul Arda (Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü), Dr.Erdinç Oğur (Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Biyoçeşitlilik ve Endemik Bitkiler Uzmanı), Berker Çiftçi (Tohum Ambarı Derneği Kurucusu), Tangör Tan (Ziraat Mühendisi & Gastronom), Prof. Dr. Oya Berkay Karaca (Çukurova Üniversitesi Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı), Dilara Koçak Aslanoba ( Beslenme Uzmanı), Zeynep Pınar Taşdemir (Şef), Prof.Dr. Çetin Şenkul (Marmara Üniversitesi Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı),Doç.Dr. Levent Köstem (Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu), Dr. Neslihan Uzun (Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Uzmanı), Prof.Dr. Fikri Kulakoğlu (Ankara Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi), Prof.Dr. Rana Özbal (Koç Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi), Dr. Fatih Tatari (Hacettepe Üniversitesi, Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi), Begüm Yaramancı (Artizan Turşucu, Yazar, Eğitmen) ve Nazlı Pişkin (Yemek Kültürü Yazarı, Akdeniz Tarihçisi) bilgi ve deneyimlerini paylaştılar.
Seminerin önemli çıktısı olarak, Gıdanın Geleceği platformu gibi çok sesli ve devamlılık arz eden platformlarda bir araya gelinerek dayanışma içinde çalışılmasının yerel değerleri ve gastronomi mirasını korumadaki öneminin altı çizildi.

Mutfak Dostları Derneği
2026 yılında 35’inci yılını kutlayan Mutfak Dostları Derneği, mutfak zenginliklerimizi, yeme-içme ve sunma adabını bütün özellikleriyle ortaya çıkarmak amacıyla kuruldu. Yurt içi ve yurt dışında mutfağımızın tanıtılmasını sağlamak, bu alanda eğitimler düzenlemek, yeme-içme ile ilgili gelişmeleri izlemek, mutfak kültürüne dair bilgilendirici çalışmalar yapmak ve bu tür çalışmaları özendirmek kuruluş amaçları arasında yer alıyor.
Türk mutfağı ile ilgili araştırmaları destekleyen, yayınlar hazırlayan, panel, konferans ve geziler düzenleyen dernek, gastronomik zenginliği olan yemekler organize ediyor. Mutfak Dostları Derneği, “Coğrafî İşaretleme Sistemi” ve “Türk Mutfağı’nın Yapı Taşları” gibi panelleriyle yıllardır Türkiye’nin yöresel, özgün lezzetlerinin kalite standartlarının, üretim bölgelerinin ve kriterlerinin belirlenmesinin önemine dikkat çekiyor.
Bir sivil toplum kuruluşunun girişimi olması nedeniyle bir diğer ilk ve tarafsız bir referans noktası olan Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’ni sekiz yıldır düzenleyen Mutfak Dostları Derneği, gıdanın geleceğine gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik odağından bakan Gıdanın Geleceği seminer serisini de dört yıldır devam ettiriyor.
www.gidahatti.com/haber/28175931/anadolunun-gastronomi-mirasina-saygi-durusu







