Amerikalı siyaset adamı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Al Gore’un küresel ısınma konusunda farkındalık yaratan belgeseli yayınlanalı 20 yıl oldu. Slayt gösterisi üzerine kurulu ünlü filmde Gore, gezegenin ısınmasına karşı uyarıda bulunuyor, “Değişiklikler yapmak zorundayız. Bu ahlaki bir zorunluluk” diyordu
Oscar ödüllü Uygunsuz Gerçek belgeseli yayınlanalı 20 yıl oluyor. Bugün daha ziyade kültürel yankısıyla hatırlanan film, gerçekten de küresel ısınma konusundaki farkındalığı her yere yaymayı başardı. Gore ve iklim değişikliğine verdiği önem gerek soldaki destekçilerini gerekse sağ siyasetteki muhaliflerini harekete geçirdi. Saturday Night Live programına katılan Gore şakayla karışık, buzulların saldırıya geçtiğini söyleyerek izleyiciyi uyarıyordu. Ertesi yıl Nobel Barış Ödülü’nü kazanan isimlerden biri oldu.
Yıllar içinde slayt gösterisine devam etti ve dünya genelinde yüzlerce şehirde sunum yaptı. Sonuncusu bu ayın başlarında Tennessee eyaletinin Nashville kentindeydi.
Gore’un sunumunun zaman içindeki değişimi, iklim değişikliği tartışmalarının son 20 yıldaki evrimini de yansıtıyor.
Nashville’de sahneye çıkan Gore 20 yıl önce kimsenin aklına gelmeyecek bir argüman ortaya attı. Doğrudan ahlaki değerlere dikkat çekmek yerine ekonomiyi öne çıkardı.
Yenilenebilir enerjinin maliyeti ciddi şekilde azalmıştı. “Piyasa güçlerinden” ve “olağanüstü, eşi görülmemiş” teknolojik devrimden bahsetti. Düşük maliyetli güneş panelleri ve rüzgar türbinleri sayesinde gezegeni korumanın artık gayet hesaplı bir seçenek olduğuna vurgu yaptı.
Gore, Nashville’de, “Artık bambaşka bir dünyadayız. Muazzam seçeneklerimiz var” diyordu.
İklim savunuculuğunun ahlaki boyutu uzun zamandır dile getiriliyor ve bunu yapan tek kişi Gore değil.
Papa Franciscus da ekolojinin bozulması ile toplumsal çürüme arasındaki bağlantıya işaret etmişti. 2010’ların sonlarındaki gençlik hareketi, siyasi liderlerin ve şirketlerin gelecek nesiller için gezegeni korumakla yükümlü olduğunu savunuyordu.
Ancak o hareketin zayıflamasıyla birlikte bazıları konuyu ahlak üzerinden temellendirmenin siyaseten ters tepebildiğini fark etti. Belgeselin yayınlanmasının ardından Gore bazı sağ çevrelerde sık sık seyahat etmekle ve enerji için fosil yakıta dayalı bir yaşam sürmekle eleştirildi. Sonraları aktivist Greta Thunberg iklim etkinliklerine katılmak için Atlantik’i geçerken iki kez yelkenli kullanıp uçak yolculuğunun sebep olduğu kirlilikten kaçınacaktı.
Ancak bu hamle de kimileri tarafından ünlü olmayanların erişemeyeceği bir reklam ve şov olarak nitelendi.
Bu arada çevreciler yeni bir argümanla ön plana çıktı. Rüzgar ve güneş enerjisinin fosil yakıtlardan daha ucuz hale geldiğini söylüyorlardı. 350.org adlı kampanya grubunun kurucularından Bill McKibben iklim savunucularının artık “ekonomik yerçekimiyle savaşmak” zorunda olmadığını söylüyor.







