Bu yazı yaklaşık bir haftadır yayıma alınmadı.
Cevabı bugün geldi.
Sadettin Bey, yazıyı yayıma almadan önce yaptığı editoryal okuma sırasında, metnin girişinde kullandığım bir cümleden dolayı yazının bu haliyle yayımlanmasının doğru olmayacağını; nedenini ise hakkında usulsüzlük yaptığı iddiası bulunan mağaza müdürünün kendisini telefonla aradığını, söz konusu usulsüzlüğü kendisinin yapmadığını, olayın ortaya çıktığı tarihlerde yıllık izinli olduğunu ve usulsüzlüğün bir başka mağaza çalışanı tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini söylediğini ifade eden bir mesaj gönderdi.
Yapılan görüşmenin ardından da bu yeni gelişmenin ayrı bir başlık altında haberleştirildiğini belirtti.
Doğrusu, aldığım bu mesajı yalnızca yazının neden yaklaşık bir haftadır bekletildiğine ilişkin bir mazeret olarak görmedim.
Sadettin Bey’in yazıyı yayıma almadan önce gösterdiği bu dikkati ve detayları sorgulama çabasını hem işine duyduğu saygının hem de işinin gereği olarak yerine getirmesi gereken bir kontrol ve denetim anlayışı olarak değerlendiriyorum.
Sadettin Bey’in tavrında görülen bu titizlik bizlere, gecikme gibi görünen Teftiş ve denetim süreçlerinin aslında işi aksatan birer engel olmadığını; tam aksine, işin kalitesiyle birlikte hatasız ve kusursuz bir sonucun en büyük teminatı olduğunu da anlatıyor.







