Eski yılın son günlerinde ekrana çıkan fırıncılardan sorumlu arkadaş müjdeyi verdi: “Yeni yılın ilk günlerinde ekmeğe zam yapmayacağız!” Konuşmanın sonuna doğru da baklayı ağzından kaçırdı, “Belki yeni yılın ilk aylarında bir ayarlama yapılabilir!”
Bu ne demek?
Sandviç boyutuna inen ekmeğe zam gelecek.
Aslında amaç, ekmeğe zam yaparak tüketimi azaltmak ve halkımızın sağlığını korumak!..
Nasıl mı? Anlatalım:
Geçenlerde bir hekime gittim. Muayene etti, tahlillere baktı. İlk söylediği söz ise, ekmeği hayatımdan tamamen silip atmam gerektiği oldu.
Sadece benim hekimim değil, son zamanlarda diğer diyetisyenler ve hekimler de aynı tür yasaklamayı öneriyorlar:
“Ekmeği yaşamınızdan çıkartın”
Diyeceğim odur ki, ‘Kutsal Ekmek’, son yıllarda yerden yere çalınan, değersiz, zararlı bir yiyecek oldu.
Oysa biz, önümüze çıkan ekmek parçasını yerden alıp, öptükten sonra, kimse basmasın diye yüksek bir yere koyardık.
Bir zamanlar ekmek her şeydi. Bir şeyin zorluğunu daha iyi anlatabilmek için, “Ekmek aslanın ağzında” derdik. “Ekmek Kur’an çarpsın” demek en büyük yemindi. Kutsal işi tarif etmeyi “Ekmek parası” olarak nitelerdik. Bir işin zorluğunu anlatabilmek için “Ekmeğini taştan çıkartıyor” tanımlamasını yapardık.







