Fem Güçlütürk: Doğayı fırtınasıyla, seliyle ayısıyla, arısıyla sevmek

Geçen haftaki köşemde, Rize Çamlıhemşin’de düzenlenen Bir Miras Hikayesi başlıklı organizasyon hakkında yazmıştım. O kadar etkileyici bir etkinlikti ki bu hafta da o konuya devam edeceğim.

Hava kararmaya yüz tutmuş. Dağlara sis inmiş, yağmur çiseliyor. Fırtına Vadisi’nde derenin hemen yanında ahşap bir kulübe… İçeride soba, dışarıda ateş yanıyor, terasta uzun bir masa hazırlanmış. Yakınlarda yetiştirilen ve Japonlara ihraç edilen somonlardan yiyoruz.

İkinci gün kara kovan sohbeti ve bal ormanına yürüyüş var. Eskiden her ailenin bir meşesi olurmuş, meşe de aslında orman demekmiş. Kara kovan tekniği ile bal üretimi tarihler boyu devam etmiş, hâlâ da ediyor. Kovanlar ayıdan ve nemden korumak için dev gürgen ağaçlarının yükseklerine kurulan platformlara çekiliyor. Hatice Ergüner ve (Çinçiva Bal’dan) Tuna Güneri’nin hikayelerini dinliyoruz. Geleneksel arıcılığı; gezici arıcılıkla bölgeye gelen arıların taşıdığı hastalıklarla ve başka türlerle melezlenen ari ırk arıların bozulduğunu; en önemlisi, iklim krizi sebebiyle arıların tam bal yapacakları, polen toplayacakları dönemde beklenmedik bir yağmurla tüm çiçeklerin döküldüğünü ve rekoltenin düştüğünü, zaman zaman koloni kayıpları yaşadıklarını anlatıyorlar.

Arılara saygı duruşu gibi

Dünyada önemli yeri olan botanik ressam Işık Güner’in ve Şenyuva köyünde küçük bir dükkanları olan Ayşe ve Hatice Ergüner’in (@bozayı_firtina) seramik ve toprak işlerinden bir sergi var. Çocukluk anılarında kalan, çamurla oynadıkları günlerin hatırına şöyle bir şey yapıyorlar: Onlar için elleriyle şekil verip oyuncaklar yapan aile büyüklerinden mirasla peşine düştükleri koyu renkli mikrun çamurunu, orman her şeyin üzerini örttüğü halde, uzun aramalar sonunda buluyorlar. İşlemesi de sırlaması da zor olan bu çamurun üzerine arılar boyuyorlar; bir daha asla kiremit olarak kullanılamayacak çamura, ayrıca yoğun insan faaliyeti sebebiyle doğada tutunmaya çalışan arılara saygı duruşu niyetiyle…

Vatandaş Mustafa filmini izledikten sonra, Moyy Atölye’den Özlem’in (Erol) evine gidiyoruz. Büyükadalı müzisyen Çağlar Fidan kanunu ile gelmiş. Arkada yemyeşil Kaçkar silsilesi, Cabin Porn kitabında yerini almış Moyy Atölye’den Özlem’in zevkiyle inşa ve dekore edilmiş evi, yerde minderler, elde içkiler, Çağlar’ın güzel sesini ve kanunu dinliyoruz, hatta sesimiz yettiğince eşlik ediyoruz…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Çok Okunanlar

Benzer Haberler
KAÇIRMA

Gazi Kutlu: Ayçiçeğinde çiftçiyi ağlatan gerçekler: Fiyatlar düşüyor

TÜİK verilerine göre üreticide son 27 aydır artan ayçiçeği...

Zincir marketlerde yeni uygulama! Vatandaş kasaya gitmeden öğrenebilecek

Gıda işletmelerinde yeni dönem başladı. Zincir marketlerde karekod uygulamasına...

Seramik şirketinin genişleme ve yeni maden için istediği alan orman, mera ve tarım arazilerinden oluşuyor

Muğla ve Aydın’da orman nüfusu tehdit altında. Yıllar önce...

Adapazarı’na rakip Bayburt’tan çıktı: Ata tohumundan ekildi organik! Sonbaharda hasat edilecek….

Bayburt’ta ata tohumlarıyla sebze, meyve yetiştiren 74 yaşındaki çiftçi...