****Küresel dünyayı yakından takip ediyorum. Savaş dönemlerinde bir ülkenin gücü yalnızca savunma kapasitesiyle değil, halkının temel ihtiyaçlarını kesintisiz karşılayabilme yeteneğiyle de ölçüldüğünü öğrendik.
Tarladan sofraya uzanan sistemde dış kaynaklara aşırı bağlılık, çatışma ve küresel kriz anlarında ciddi bir risk oluşturur.
Bu nedenle üreticinin ayakta tutulması, verimli arazilerin korunması, farklı bölgelerde üretim sürekliliğinin sağlanması ve temel ürünlerde yeterli rezerv bulundurulması devlet politikalarının merkezinde yer almalıdır. Devleti yöneten hükümetlerde buna gereken önemi göstermek zorundadır.
Özellikle ulaşım yollarının kesintiye uğradığı, enerji ve taşıma giderlerinin yükseldiği dönemlerde güçlü bir iç üretim yapısı, fiyat istikrarının ve toplumsal huzurun temel dayanaklarından biri olur.
Kendi gıda sistemini ayakta tutabilen ülkeler krizlere karşı daha dirençli; dışarıya bağımlı olanlar ise çok daha savunmasızdır.
Biz bu durumlara karşı ne yapıyoruz? Sanki kaderimize razı olduk. Sessiz ve biraz geriden izliyoruz.
****Geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim.
İyi danışman gübre, ilaç veya tohum satmaz. Doğru kararı verdirir.
İyi bir tarım danışmanı yalnızca hastalık gördüğünde ilaç öneren veya gübreleme programı hazırlayan kişi değildir. Çiftliğe bir bütün olarak bakar. Toprağı, suyu, iklimi, ürünü, maliyeti, hastalık ve zararlıları, mevzuatı, pazarı ve üreticinin ekonomik durumunu birlikte değerlendirir. Çünkü aynı reçete her tarlada, her üreticide ve her sezonda işe yaramaz.







