Kiraz ve Vişne rekoltesi 1 milyon ton civarında bekleniyor.
Geçen yılki don, kuraklık ve dolu zararından kaynaklanan üretim düşüşleri nedeniyle artış oranı %250 olarak hesaplanıyor.
Üretimin bu artışına rağmen tüketici fiyatlarındaki düşüş ancak %50’ler seviyesinde kaldı.
Çünkü piyasanın enflasyon, kur ve düzensizliği eşdeğer bir reaksiyon oluşmasına engel oluşturdu.
Türkiye’nin son 35-40 yıllık Kiraz üretiminin geliştirilmesi yolculuğu, tam bir başarı hikayesi ile dünya birinciliği ile sonuçlanmıştır.
Türkiye, 100’den fazla kiraz çeşidine olmasına karşın, Napolyon çeşidi ağırlıklı üretim çeşidi özelliğini koruyor.
Kiraz üretimi ağırlıklı olarak Türkiye’nin batısında yoğunlaşmıştır.
İzmir %14’lük pay ile ilk sırada yer alıyor.
Üretimin %75-80’ni Kiraz, kalanı ise Vişne üretimi.
Peki, dünya birincisi olduğumuz yaklaşık (normal sezonlarda 750-800 bin ton) üretimin ne kadarını ihraç edebiliyoruz?
On yıllık ortalamamız 72 bin ton. En yüksek rakam ise 2023/24 sezonundaki ~83.500 ton.
Yani üretimin sadece %10’nu.
Üretiyoruz, içeride satın alma zorluğu içinde tüketemiyoruz, satamıyoruz.
İşte ABD USDA raporu bu paradoksu şöyle açıklıyor:
“Yüksek girdi maliyetleri ve enflasyona kıyasla düşük kalan döviz kuru, Türk üreticilerini uluslararası pazarlarda daha az rekabetçi hale getirdi. Son iki yılda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dolar kuruna baskı uygulayarak enflasyonu dengeleme çabaları, Türk kiraz üreticilerinin yurt dışındaki rekabet gücünü daha da azalttı. Daha zayıf bir döviz kuru ile üreticiler, üretim maliyetlerini ihracat pazarlarında sunulan fiyatlarla karşılamakta zorlanıyor.”
Tüketemiyoruz; neden aynı, baskılanan satın alma gücü ve gelirler-satın alma gücü dengesinin gelirler aleyhine bozulması.”
Ben:
Demek ki sorun makro bir sorun.
Tarım sektörünün sorunu değil.
Verim, üretim sorunu da değil.
Hatta pazar sorunu bile değil.
&
Şeftali/Nektarin’de ise üretim miktarı 1,2 milyon olarak öngörülüyor. Ve bu rakam tüm zamanların rekor üretimi.
Geçen yıla göre %87’lik bir artış bekleniyor.
Şeftali ve Nektarinler esas olarak ülkenin batı ve güney kıyı bölgelerinde yetiştiriliyor.
Şeftali/Nektarin’de dünyada 3. sıradayız.
Bu yılki rekor üretim ile bunu pekiştirmemiz mümkün.
Özellikler Nektarin üretiminin gelişmesi daha çok dış pazar talebine uyumlu seyrediyor.
Nektarin’de son on yılda yaklaşık 80-100 bin üretim noktasından, 400 bin ton’luk bir üretim gücüne geldik.
Burada USDA raportörünün Adana-Mersin İllerimizdeki bahçelere yapmış olduğu ziyarete dair ilginç gözlemini aktarmak istiyorum.
“Yüksek eğitimli ve derin bilgi sahibi yeni nesil çiftçiler, tarımı modern, sektör odaklı bir girişime dönüştürmektedir. Bu kişiler, geleneksel aile çiftliklerini miras almış ve onları ileri teknoloji bahçeleri olarak yeniden tasarlamış, gelişmiş teknolojiler ve yenilikçi yetiştirme yöntemleri kullanmaktadır. Yeni şeftali ve nektarin bahçelerine yaptıkları yatırımlar, üretkenliği ve kaliteyi artırmak için yeni meyve çeşitleriyle yapılan yatırımlardır.”
&
Ben:
Ülkemizin çiftçilerinin önü açıldığında, neler yapabileceğini biz göremesek te elin oğlu görür.
&
2026/27 sezonunda, taze şeftali ve nektarin ihracatının üretim artışıyla uyumlu olarak 200.000 ton seviyesine çıkması bekleniyor.
İhracat değerinin 2023/24 sezonundaki 257 milyon $’lık rekoru kırması bekleniyor.
&
Analiz/Yorum:
Türk tarımının ve tarım girişimcisinin üretim gücü, adaptasyon kabiliyeti ve teknik yetkinliği küresel ölçekte rüştünü ispatlamış olsa bile; üretilen katma değerin hem üreticiyi hem tüketiciyi memnun edecek finansal bir karşılığa dönüşememesi, doğrudan makroekonomik dengeler (döviz kuru/enflasyon makası, girdi maliyetleri ve satın alma gücü) ile ilişkilidir.







