İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Dr. Baran Bozoğlu, kuraklıkla mücadelede bulut tohumlama teknolojisinin stratejik önem taşıdığını belirterek, kamuoyunda sıkça dile getirilen “bulut hırsızlığı” iddialarının bilimsel araştırmalarla desteklenmediğini söyledi. Bozoğlu, Türkiye’de hazırlıkları süren Su Kanunu Taslağı’nın bu teknolojilerin yasal zemine kavuşması açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.
İklim kriziyle birlikte artan kuraklık riskine karşı bilimsel temelli uyum politikalarının önem kazandığını belirten İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Dr. Baran Bozoğlu, bulut tohumlama teknolojisinin su güvenliğini destekleyen önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Dünya Çevre Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Bozoğlu, bir bölgede yağışın artırılmasının başka bir bölgenin yağışını azalttığı yönündeki “bulut hırsızlığı” iddialarının bilimsel verilere dayanmadığını ifade etti.
Bozoğlu, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiğine dikkat çekerek, son yıllarda yaşanan sıcaklık artışlarının kuraklık riskini artırdığını söyledi. 2015-2025 döneminin kayıtlara geçen en sıcak 11 yıl olduğunu belirten Bozoğlu, 2025 yılının ise sanayi öncesi döneme göre 1,43 derece daha sıcak geçtiğini kaydetti.
Kuraklığın yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal etkileri de bulunan küresel bir sorun haline geldiğini ifade eden Bozoğlu, dünya genelinde yaklaşık 1,84 milyar insanın kuraklıktan etkilendiğini söyledi. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda iklim değişikliğinin etkilerinin daha yoğun hissedildiğini belirten Bozoğlu, bölgede tahıl üretiminde yüzde 70’e varan kayıpların yaşandığını dile getirdi.
“Atmosferdeki su tükenmiyor”
Bulut tohumlama teknolojisine yönelik eleştirilere değinen Bozoğlu, bir bölgede yağışı artırmanın başka bir bölgenin yağışını “çalmak” anlamına geldiği yönündeki görüşlerin bilimsel temelden yoksun olduğunu savundu. Atmosferin yaklaşık 12,5 trilyon metreküplük su kapasitesine sahip dev bir rezervuar olduğunu ifade eden Bozoğlu, bulut tohumlama uygulamalarının atmosferik su bütçesinin yalnızca yaklaşık yüzde 1’ini etkilediğini belirtti. Bozoğlu, “50 yılı aşkın bilimsel araştırmalar, bulut tohumlama çalışmalarının rüzgar altındaki bölgelerde kuraklığa neden olmadığını ortaya koyuyor. Aksine uygulamaların, hedeflenen alanla birlikte yüzlerce kilometrelik bölgelerde yağış miktarını artırabildiğine ilişkin bulgular bulunuyor” dedi. Atmosferdeki su buharının ortalama 9 günde bir tamamen yenilendiğini belirten Bozoğlu, bunun sistem içerisindeki nemin sürekli olarak döngü halinde bulunduğunu ve tüketilmediğini gösterdiğini söyledi.







