“Yanacaksak beraber yanarız.” Açlık Oyunları
2027 hasadını belirleyecek ekimler yaklaşırken süre daralıyor. Brezilya çiftçisi mevsimlere direnerek pahalı gübreyi toprağa vermeyi erteliyor. Yaklaşık 176 milyon nüfuslu Bangladeş’in 700 bin tonluk fosforlu gübre alımında pazarlık sürüyor; ekim takvimi beklemiyor. Ürün var; alım gücü yetişmiyor.
Atlantik’in öte yakasında ise New Orleans Limanı’na Fas’tan 54 bin ton TSP fosfat gübresi ulaşıyor. Trump yönetimi Fas fosfatına uygulanan telafi edici vergileri geçici askıya alarak ülkenin üreticisi OCP’ye Amerikan pazarının kapısını yeniden açtı. Washington kendi çiftçisine yeni tedarik kanalı açarken Dakka finansman hesabıyla uğraşıyor. Hürmüz kaynaklı kükürt (sülfür) krizi, Güney Afrika’da Foskor’un fosforik asit üretimini durdurdu. Fosfat kayası üreticisi Kropz ise gerileyen satış fiyatları, artan maliyetler ve üretimini artırmakta yaşadığı güçlükler nedeniyle üretimi askıya aldı. Avrupa’da yükselen doğal gaz maliyetleri amonyak üreticilerini negatif marja itiyor. Rusya, sülfürik asit ihracatını yasakladı bile. Ürede ipleri elinde tutan Çin geri dönüş peşinde. O kadar ki gübre ticaretinde devletler başrolde.
Suzanne Collins’in Açlık Oyunları’nda iktidar, üretimin ve gıdanın dağılımını da yönetir. Gübre piyasasında da kaynağın varlığı, herkesin erişimini güvenceye almıyor. Ekim zamanı yaklaşırken başkentlerde alınan kararlar, limanlara yönelen gemiler ve tarlada bekleyen çiftçiler aynı hikâyede buluşuyor. Sofranın kaderi, tohum henüz toprağa düşmeden şekillenmeye başlıyor.
Üç kısaltma, tek sofra
Gübrenin alfabesinde N azot, P fosfor, K potasyum. Bu besinler birbirinin yerini tutmuyor. Ürenin ucuzlaması fosfor açığını kapatmıyor. Her harfin ayrı üretim zinciri ve maliyeti var.









