Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Erkan Aktaş, atık ithalatının deniz ekosistemi, balıkçılık ve su ürünleri üretimi üzerinde oluşturabileceği ekonomik ve çevresel risklere dikkat çekti. Aktaş, Mersin, Adana ve Antalya kıyılarındaki balıklarda mikroplastik düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirtti.
Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Erkan Aktaş, “Atık İthalatının Yarattığı Dışsallıklar” başlıklı yazı dizisinin ikinci bölümünde, atık ithalatının balıkçılık sektörü ve deniz ekosistemi üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdi.
Turizmden sonra atık ithalatının neden olabileceği çevresel dışsallıklardan etkilenme riski en yüksek sektörlerden birinin balıkçılık olduğunu belirten Aktaş, balık üretiminin yalnızca avlanan balık miktarı üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Balıkçılığın sağlıklı bir deniz ekosistemine bağlı olduğunu ifade eden Aktaş, planktonlardan deniz çayırlarına, kabuklulardan küçük balıklara kadar uzanan besin zincirinin herhangi bir halkasında yaşanacak bozulmanın bütün ekosistemi etkileyebileceğini kaydetti.
Aktaş, deniz ekosistemi ile balık üretiminin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğine işaret ederek, özellikle mikroplastikler başta olmak üzere deniz ortamına ulaşan atıkların deniz canlılarının yaşam döngüsü üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirtti.
Mikroplastiklerin yalnızca deniz canlılarının bünyesinde biriken kirleticiler olmadığını dile getiren Aktaş, bu maddelerin besin zincirini, üreme alanlarını ve balık stoklarının yenilenme sürecini de etkileyebileceğini ifade etti.
Bu durumun balık avcılığında verim kaybına, su ürünleri yetiştiriciliğinde ise üretim ve kalite düşüşüne neden olabilecek ekonomik riskler oluşturabileceği bildirildi.
Bölge Ekonomisi İçin Önemli Bir Risk
Mersin, Adana ve Antalya’nın deniz balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği bakımından Türkiye’nin önemli kıyı bölgeleri arasında bulunduğunu hatırlatan Aktaş, binlerce kişinin geçimini doğrudan veya dolaylı olarak balıkçılık, avcılık ve su ürünleri üretiminden sağladığını belirtti.
Bölgede üretilen deniz ürünlerinin hem iç pazara sunulduğunu hem de ihracata katkı sağladığını ifade eden Aktaş, deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulmaların yalnızca çevresel bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Aktaş, olası bozulmaların üretim, istihdam, ihracat ve bölgesel kalkınma üzerinde ekonomik dışsallıklar oluşturabileceğine dikkat çekti.







