Son yıllarda yeni açılanlarla 208’i bulan üniversitelerimiz sayısal açıdan gurur kaynağı. Fiziki olanakları, eğitim kadrosu açısından doğal olarak eksiklikleri var. Açıldıkları il-ilçe merkezlerine sosyal-ekonomik-demografik katkıları her geçen gün daha da artmaktadır. Şikayet olabilecek onlarca konunun zamanla eriyip gideceği muhakkak. Bunların bir an evvel tamamlanması yöneticilerin, eğiticilerin, öğrencilerin ve yerel halkın en büyük arzusu. Üniversitenin yer aldığı şehirle sosyal ve ekonomik olarak bütünleşebilmesi ise herkesin ideali.Bu konuyu “yıllar ilerledikçe kişi başına düşen milli geliri gerileyen bir ilimiz” Sinop örneği ile ele alalım; 2017 yılında bir üniversite kurulmuş ve bazı kazalarına da, Gerze’de olduğu gibi birer meslek yüksekokulu açılmıştır.
Son yıllarda ekonomik kalkınmayı destekleyen onlarca ulusal ve uluslararası hibeler-fonlar projelendirilmiş ve desteklenmek üzere tüm ülke kullanımına açılmıştır. Ne var ki başvuru yapılabilmesi için önce zamanında haberdar olma, partner bulma, tekniğine uygun başvuru formlarını hazırlamak gerekmekte.
AB’nin aday ülkelerin kırsalını destek amacıyla oluşturulmuş “Katılım Öncesi Yardım Aracı” IPARD[1] 2011 yılından beri 42 ilimizde uygulangelmekteydi. 2024 yılında itibaren 81 ilimizde uygulanması ile Sinop da bu hibe programına dahil edilmiştir. İşte bu aşamada Sinop Üniversitesi Gerze Meslek Yüksek Okulu Dr. Öğretim Üyesi Alev Erenler liderliğinde “Gerze Yerel Kalkınma Stratejisi” projesi hazırlanmış ve kabul edilerek yürürlüğe konmuştur.
15 milyon TL’lik böyle bir projenin Gerze’ye kazandırılmasında Üniversitenin rolü yadsınamaz. Öyle olunca tüm üniversite mensuplarının benzeri şekilde bulundukları illerin sosyoekonomisine yönelik projelere liderlik etmeleri beklenmelidir. Akademisyenlerin yerel yönetim mensuplarına göre proje kültürü konusunda artılarına bakarak, tüm yeni açılan üniversite yöneticilerini, yerele ekonomiye katkı sağlamaları açısından, kadrolarını bu yönde teşvik etmeleri yerinde olacaktır. Aynı şekilde yerel idarecilerin de akademisyenlerin proje konusundaki pozisyonlarından yararlanma fırsatını değerlendirmeleri önerilir.
Üniversitelerin yerel ekonomiye katkılarının ötesinde bulundukları kentlerin demografilerine ne denli etki ettiklerini yine Sinop örneği ile ele alalım. Kente 2025 yılında 10 bin 719 kişi taşınırken, 11 bin 50 kişi göçmüştür. Taşınma nedenlerinin başında eğitim ilk sırada yer aldı. Gelenlerin yüzde 24,6’sı eğitim amacıyla, yüzde 24,2’si daha iyi yaşam koşulları için, yüzde 17,9’u aile fertlerine bağlı nedenlerle, yüzde 8,3’ü ise tayin veya iş değişikliği nedeniyle Sinop’u tercih etti.
TÜİK verilerine göre Sinop’tan ayrılanların en önemli göç nedeni ise daha iyi konut ve yaşam koşulları oldu. Bu neden, toplam göçün yüzde 26,1’ini oluşturdu. Bunu yüzde 17,7 ile eğitim, yüzde 17,4 ile hane veya aile fertlerinden birine bağlı göç ve yüzde 10,2 ile işe başlamak veya iş arayışı izledi.
Haberin devamını okumak için kaynak siteye gidebilirsiniz.
Haberin Devamını Okumak İçin Tıklayınız
Kaynak: Hasat Türk





