Aşırı sıcak hava dalgaları üretimi vuruyor… Savaşlar tedarik zincirini kırarak korumacılığı tetikliyor… Petrol fiyatları biyoyakıtı cazip hale getiriyor… Bunun sonucunda gıda üzerinde baskı artıyor. Ve hepsi aynı anda gerçekleşiyor.
Son haftalarda tarım ve gıda sektörüne ilişkin ardı ardına önemli raporlar yayımlanıyor. Raporların önemli bir kısmı, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın tarımsal üretim ve gıda tedarik zinciri açısından yarattığı kırılmalara dikkat çekiyor.
Bir kısım rapor ise başta küresel ısınma ve kuraklık olmak üzere iklimsel şokların gıda arz güvenliğinde yarattığı risk ve önümüzdeki dönemlerde yaşanabilecek olası kriz senaryolarına odaklanıyor.
Her bir rapor başlı başına bir yazı konusu olsa da sizlere bu raporlarda öne çıkan tespit ve uyarıları özetleyerek sıcağı sıcağına aktaracağız. Ama daha yazının başında “Tüm bu raporlar bize ne anlatıyor, tek cümlede özetle” derseniz cevabım şu olur: “Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği eş zamanlı olarak dörtlü kıskaç altında.”
Şimdi bu cümlenin altını raporlar ve son güncel gelişmeler eşliğinde dolduralım.
Hayvanlar strese giriyor, orman yangını riski artıyor
FAO ve Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) geçen hafta yayımladığı “Extreme Heat and Agriculture” başlıklı rapor, sıcak hava dalgalarının gıda sistemlerini nasıl kökten değiştirdiğini gözler önüne seriyor.
Rapor, aşırı sıcakları küresel tarımın karşı karşıya olduğu en ciddi ve akut tehlikelerden biri olarak niteliyor. Bu durum artık sadece meteorolojik bir olay olmaktan çıkarak tarımsal üretimi, gıda arzını, çiftçi gelirini, hayvancılığı, su yönetimini, balıkçılığı, orman varlığını ve yılın ortalama 250 günü açık sahada çalışan tarım işçilerinin sağlığını aynı anda etkileyen sistematik bir riske dönüşmüş durumda. Zira söz konusu tehlike ekosistemde domino etkisi yaratıyor. Aşırı sıcaklar sonucu toprak kuruyor, maliyet artıyor, verim düşüyor, hayvanlar strese giriyor, balık stokları yer değiştiriyor, orman yangını riski artıyor. Bu durum su kıtlığıyla birleştiğinde ise fatura daha da ağırlaşıyor. Zira üretim azalıyor, gelir kaybı artıyor ve gıda arzı talebi karşılayamayacak düzeyde baskılanıyor.
1 derecelik ısınma mısır verimini yüzde 7.5 düşürüyor
Rapor, Türkiye’ye özel bir analiz içermese de mevcut tespitler Türkiye gibi ülkeler açısından çok tanıdık bir kırılganlığa işaret ediyor. Çünkü Akdeniz, Avrupa, Orta Doğu ve Batı-Orta Asya kuşağında sıcaklık-kuraklık bileşik olaylarının artacağına dair bulgular, Türkiye tarımı açısından doğrudan okunması gereken bir uyarı niteliği taşıyor.
FAO ve WMO’nun raporu, temel ürünlerde sıcaklık artışıyla birlikte olası verim kayıplarını küresel ölçekte gözlemsel verilere dayanan çalışmalar neticesinde ortaya koyuyor. Her 1 derecelik ısınma, mısır veriminde yüzde 7,5, buğday veriminde yüzde 6,0, soya veriminde yüzde 6,8 ve çeltik (pirinç) veriminde ise yüzde 1,2 kayıp riski yaratıyor. Daha da önemlisi, gelecekte her 1 derecelik ek ısınmanın temel ürünlerde yüzde 10’a varan ilave verim kaybı riski yaratabileceği belirtiliyor.





