Bu cumartesi İdilika’nın Mutfağı’nda 7’den 70’e kimsenin hayır diyemeyeceği, her kültürde karşılığı olan, yemek yapma ve yeme işini aşka çeviren, bazen başlangıç, bazen ana yemek olabilen müthiş bir lezzet var: Makarna. Üretimi için buğday, irmik haline getiriliyor, ardından suyla karıştırılıyor ve şekil veriliyor.
Makarna üretiminde kullanılan durum buğdayın, ekmeklik buğdaydan çok farklı olduğunu söyleyebiliriz. Protein ve B vitamini oranı daha yüksek. Makarna kompleks karbonhidrat grubundan olduğu için metabolizmada çabucak parçalanarak hızlı bir şekilde enerjiye dönüşüyor. Makarnanın kolayca hazmedilen bir besin olmasının da nedeni bu.
Bu pazar maaile hep beraber ev yapımı makarna pişirmeye ne dersiniz?

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
■ Türkler haricinde dünyanın hiçbir yerinde makarna haşlandıktan sonra soğuk sudan geçirilmiyor. Bu makarnayı sudan geçirerek yıkama işi tamamen bizim uydurduğumuz bir şey.
■ Her ne kadar makarna deyince akla hemen İtalya geliyor olsa da, makarna aslında ilk önce Çinliler tarafından üretilmiştir.
■ Makarna hamurunun içindeki tahıllar ve makarnanın ne şekilde yapıldığı hem lezzet olarak, hem de midedeki hazmı bakımından farklar oluşturuyor.

BOLONYA USULÜ SOS YAPIMI
İtalya’nın Bolonya şehrinden tüm dünyaya yayılan, 1800’lü yıllardan bu yana makarnanın en güzel eşlikçisi Bolonya usulü bolonez sos yapabiliriz diye düşündüm… Taze makarnamızın üzerine dökeriz; öyle kuru kuru olmaz. Bolonez sos öyle basit bir kıymalı makarna sosu değil; Bolonya usulü kıyma sos diye özetleyecek olursak da kendi içinde birçok püf noktası barındırıyor. Mesela kimi şefler bolonez sosun içinde sütü çektirmeyi uygun görüyor, bazıları da kremayı. Bu nedenle; yurt dışında yediğimiz lazanyaların içindeki bolonez sos bize çok hafif geliyor.






