Türkiye’deki mısır yağı üretiminin yüzde 60’ını tek başına yapan Sunar Yatırım, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Diyarbakır OSB’de 15 milyon dolarlık yem fabrikası yatırımına başladıklarını, Karadeniz Bölgesi’nde de ikinci yem fabrikası için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Tarıma dayalı sanayi, gıda ve biyobozunur plastik üretiminde Türkiye’nin öncü firmaları arasında yer alan Sunar, 6 kıtada 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Un ve yem üretiminden bitkisel yağlara, yenilenebilir kaynaklardan geliştirilen biyobozunur malzemelerden katma değerli gıda ve endüstriyel ham maddelere uzanan faaliyetleriyle grup, entegre bir üretim yapısı sunuyor. Yatırım halkasına her geçen gün yenisini ekleyen Sunar, Diyarbakır’da yeni bir yatırıma hazırlanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde arsa anlaşmasını tamamladıkları 15 milyon dolarlık yeni yem fabrikası yatırımına start verdiklerini söyledi. Yem sektöründe daha güçlü bir oyuncu olmak istediklerine dikkat çeken Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz ve ardından Karadeniz Bölgesi’nde ikinci yem fabrikası için çalışmalara başlayacağız” dedi.
Macaristan’da sorbitol ve pololler üretecek
Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santralleri (GES) sayesinde yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşarak kullandıkları enerjinin tamamını kendilerinin üreteceğini kaydeden Çomu, “Romanya’da tarıma dayalı ticaret şirketimiz var. Ayrıca gümrük duvarlarını ve Avrupa’daki tarım fonu engellerini aşmak amacıyla Macaristan’da temellerini atacağımız yeni bir sanayi yatırımı projesini yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üreteceğiz” ifadelerini kullandı.
“Buz dağının sadece görünen kısmını üretiyoruz”
Sunar Mısır bünyesindeki katma değerli gıda ve gıda dışı ürün yatırımlarının büyük oranda tamamlandığına vurgu yapan Çomu, “Ürünlerimiz şu an dünyada 100’ün üzerinde ülkeye ulaşıyor. Gurur duyduğumuz bu ürünler, Çin ve Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye satmak istediği ve hatta anti-damping soruşturmalarına dahi konu olan stratejik ürünlerdir” dedi. Kozmetik ve yapı kimyasallarında ana hammadde olarak kullanılan sodyum glukonat, sorbitol ve maltitol gibi ürünleri kendi mühendisleri ve Ar-Ge merkeziyle üreterek hem Türkiye’ye kazandırıyor hem de ihraç ettiklerine değinen Çomu, “Nişasta ve mısıra dayalı kimya ucu çok açık bir alan. Çalışmalara göre sadece mısırdan 4 binin üzerinde farklı ürün üretme imkanı var. Biz şu an buzdağının sadece görünen kısmını üretiyoruz” şeklinde konuştu.
Tarımsal emtaya 10 kattan fazla katma değer sağlıyor
Yıllık 50 bin tonun üzerinde mısır özü yağı ihraç ettiklerini kaydeden Çomu, bu oranla Türkiye’nin toplam mısır özü yağı ihracatının yüzde 60’ını tek başımıza gerçekleştirdiklerini dünyada ise en büyük üçüncü ihracatçı olduklarını belirtti. Mısırın tonunun 250-300 dolar seviyesinde fiyatlanırken, Ar-Ge, nitelikli mühendislik, teknik ekipman ve doğru pazarlama süreçleriyle işlendiğinde 3 bin, 4 bin ve 5 bin dolarlık katma değerli ürünlere dönüştüğüne dikkat çeken Çomu, “Bu da Türkiye’nin kilogram başına ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor” dedi.







