Kuru soğanın kilosu 70 liraya dayandı, üretim kararlarının ağırlığı altında ezilen çiftçinin keşkelerle dolu gözyaşları sel oldu. Ticaret Bakanlığı 31 Ağustos’a kadar soğan ithalatında uygulanan yüzde 49,5’lik gümrük vergisini yüzde 5’e indirdi. Amaç soğan fiyatını düşürmek. İthalat geçici süreyle soğan fiyatlarını düşürse de gelecek yıllar benzer problemlere gebe. Riskli kararlar almak zorunda kalan çiftçilik yeni kaslar edinmek zorunda.
Çiftçinin en zor kararı, soğan üretsin mi, üretmesin mi?
Piyasa müdahaleleri, vergi indirimleri ve ithalat kararları fiyatı geçici olarak aşağı çekebilse de asıl sorun kök salmaya devam ediyor. İklim değişikliği, piyasa koşulları, makroekonomik dalgalanmalar, küresel fiyat hareketleri gibi zorlu şartlar nedeniyle tarımın en güçlü kabiliyeti olan çiftçinin üretme iradesi her yıl yeni sınavlarla karşı karşıya kalıyor. Koca koca şirketlerin CEO’larının bile gelecek öngörüsü yaparken zorlandığı kararları çiftçiden vermesini bekliyor, sonra da aldığı kararın sonuçlarıyla onu baş başa bırakıyoruz. Çiftçi artık yalnızca tarımsal değil, finansal, iklimsel ve ticari risk yöneticisi olmak zorunda. Üretimdeki rekolte farklılıklarını yıldan yıla dengeleyecek yeni piyasa enstrümanları üretilmek zorunda.
70 liralık soğanın görünmeyen hikâyesi
Gözlerimizi yaşartan 70 TL’lik soğanın arkasında yıllanmış bir hikâye var. Kışlık depolar boşalmaya başladığında pazara her yıl erkenci soğanlar Adana’dan gelir. Bu yıl kış ve ilkbahardaki aşırı yağışlar Çukurovalı üreticinin de gözünü en az soğan kadar yaşarttı, verim düştü. Piyasa daha sonra Bursa ve Amasya soğanını beklerken birkaç günlük geçiş döneminde arz daraldı. Depolardaki stoklar da azalınca pazara, hallere ve zincir marketlere ürün akışı yavaşladı. Geçen yıl para etmeyen soğan, bu yıl birkaç hafta içinde borsadan daha fazla kazandırdı. Üstelik son yıllarda üreticisine yeterince kazandırmayan soğanın ekim alanları da daraldı. Sonuç, menemen soğansız yapılsın, gözyaşları dinsin.
Fiyat yükselince suçlu aramaya başlıyoruz
Fiyat artışlarına karşın Türkiye’nin alışılmış refleksi suçlu avına çıkmak. Aracılar, stokçular en son dış mihraklar. Problem çözme kültürümüzün ortak noktası “suçlu kahramanlar yaratıp çözümsüzlük pazarlamak.” Takvimleri 2018’i gösterdiğinde soğan fiyatları yükselmiş, kamuoyunda “stokçular” konuşuluyordu. Ankara Polatlı başta olmak üzere soğanın doğal tedarik zincirinin bir parçası olan depolar, kamuoyunda fiyat artışının sembolik suçlusu haline geldi. Depo baskınlarından birkaç ay sonra bu kez ithalat kararı alındı. Kısa süreli fiyat düştü. Sonra döngü yeniden başladı. Fiyat yükselince üretici ekimini artırdı, arz fazlası oluşunca fiyat düştü. Fiyat düşünce üretici soğan için yazı mı tura mı demekten havlu attı.








