ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından hızla yükselen gübre ve gıda fiyatlarında kalıcı düşüşün kısa vadede zor olduğu belirtiliyor. Uzmanlar ateşkese rağmen maliyet baskısının süreceğini, fiyatlarda ancak sınırlı geri çekilmeler görülebileceğini ifade ediyor.
Orta Doğu’yu ateş çemberine çeviren savaşta geçici ateşkes kararı sonrası dikkatler küresel piyasalara çevrildi. Savaşın başlamasıyla küresel piyasalarda gübre, tarım, gıda ve enerji fiyatlarında ciddi yükseliş kaydedilirken fiyatların kısa vadede değişmeyeceği öngörülüyor.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yener Ataseven tarımın tüm sektörlerin temelinde olduğunu, savaşın sadece askeri değil aynı zamanda gıda ve enerji boyutuyla da kritik etkiler yarattığını belirtti. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve ticaret için hayati önemde olduğunu ifade eden Ataseven, bölgenin İran’ın kontrolünde olmasının savaşın seyrini ve ekonomik etkilerini belirleyen ana unsur olduğunu söyledi.
Ataseven, doğal gaz ham maddesini alarak bunu amonyum ve diamonyum fosfat (DAP) gübresine çeviren ülkelerde gübre üretim miktarlarının azaldığını, bu durumun fiyatların yükselmesine yol açtığını anlattı. Sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 20’sinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğine işaret eden Ataseven, doğal gazın ham madde olarak kullanıldığı gübre ve üre üretiminin bölgedeki gerilimden olumsuz etkilendiğini kaydetti.
Gübre fiyatlarında belirgin artış
Ataseven, fiyatlardaki yükselişin Türkiye’ye etkilerini şöyle anlattı:
“Türkiye’de tarımsal üretimde çok fazla kullanılan üç gübre var. Bir tanesi üre, tonu 28 Şubat’ta 26 bin liraydı, şu anda 28 bin lira yani 40 gün içerisinde 1 tonluk maliyet çiftçiye 2 bin lira oldu. DAP gübresi tarımsal üretimde çok önemli tonu 28 Şubat’ta 34 bin lira iken yüzde 9 arttı ve şu an 37 bin liraya geldi. Yine kompoze gübrenin tonu 24 bin liradan 25 bin liraya geldi. Türkiye’de gübre fiyatında yaklaşık yüzde 10 artış oldu. Bu fiyat artışları sadece Türkiye’de değil, bu gübreleri kullanan ve üreticisi olmayan tıpkı Türkiye gibi birçok ülkede yaşandı.







