Geçen hafta birçoğumuz için sürpriz olmayan Ocak ayı enflasyonundaki artışı ve ardından yetkililerin açıklamalarını tartışmıştık. Beklentileri aşan artışın kaynağı olarak ülkemizdeki kış koşullarını gerekçe göstermişlerdi. Aslında bu seneki iklim koşullarında dikkat çeken bir olağanüstülük yaşanmamıştı. Sıradan bir kış yaşanırken, bunun gıda üretimine nasıl bir etki yaptığını kamuoyu anlamamıştı.
Ancak madem kış koşulları beklenen enflasyonda bu denli büyük sapmalara yol açabiliyor, asıl sorulması gereken soru ş u: İklim koşullarını gerekçe olarak ileri sürenler 2016 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini oluştururken, her sene olduğu gibi Ocak ayının kış mevsimine dahil olduğu bilgisini neden göz ardı ettiler. Tekrar ediyorum. Tabi gerçek sorun iklim ise…
Bir diğer konu da ramazan etkisi. Bu da bilinen bir etkidir ve her ramazan öncesi alışveriş gıda fiyatlarında artış yaşanır. Bunu tahmin etmek de zor değil ve önceden hesaplara katılabilir.
Tavuğa ihracat yasağı
Şimdi de devreye Ticaret Bakanlığı girdi ve yaklaşan ramazan ayı öncesinde tavuk fiyatlarına yapılan %15’lik zammı çok görerek piyasaya müdahale etti. Sanırım bu sektörün “tekelci” bir yapıya sahip olduğunu varsaydılar. Malum tekeller pazardaki arzı kısmak suretiyle fiyatların atmasını sağlamaya çalışırlar. Herhalde bakanlık yetkilileri de tavuk üreticilerinin iç pazara mal arzlarını özellikle fiyatları artırmak için kıstıklarını düşündüler. Bu inanışla iç pazara ürün miktarı artışını sağlamak için firmaların ihracatına yasak getirilerek, bu ürünlerin içeriye arzını sağlamayı planladılar.
Üreticinin niyeti konusunda çok bilgim yok. O sektörü çok bilmem. Ama bildiğim bir şey var ki, bu sektör tekelci bir sektör değil. İkincisi, Türkiye’de enflasyonun ana sebebi girdi maliyetleri. Zaten döviz kurunun artışına izin verilmemesinin amacı bu maliyetleri düşük tutmak değil mi? Bu bile yetkililerin ülkemizdeki enflasyonun maliyet çekişli bir yanın da olduğunu üstü kapalı bir şekilde kabul etmeleri anlamına gelir.
Dolayısıyla, tavuk fiyatlarının artmasının bir nedeni maliyet artışları olabilir. Zaten sektör temsilcileri de bunu söylüyor. Peki bunu tespit etmek o kadar zor mu?
İlgili Bakanlık Maliye’nin de desteğiyle tüm şirketlerde denetimler yapıyor. Hatta büyük marketlerde çalışan satın alma ekiplerinin özel telefonlarındaki özel yazışmalarına kadar her şeyi inceleyebiliyorken, bu maliyet artışlarının sahiciliğini tespit etmek çok mu zor? Bunlar daha önce yapıldı. Rekabet Kurulu yetkililerinin maket çalışanlarıyla birlikte yaptıkları mesailerine şahit olmadık mı? Peki enflasyon düştü mü?





