Hatay beni her zaman misafir gibi değil, evlat gibi karşılar; öyle bir ana kucağıdır. Bu coğrafyada geldiğinde “hoş geldin’’ diye karşılanırsın, giderken de ‘”hoş geldin’’ diye uğurlanırsın. Ne zaman vedalaşsanız, bir parçanız gölgesinde kalır.
Hatay’a deprem sonrası çok gidip geldim, o büyük yıkımın arasından geçtim, felaketi gördüm. Sonrasında umut dolu yolculuklarım oldu. Geçen haftaki ziyaret biraz uzun aradan sonra oldu. Bir kez daha kavuştuk, hüzünlendik, sarıldık birbirimize…
Bonna “Yarına da Kalsın” projesi ile birçok üniversite ve meslek lisesine ulaşıyor, öğrencilerle buluşuyor, ekipman desteği sağlıyor ve profesyonel mutfaklarda sürdürülebilir gıda kullanımı konusunda gençleri bilgilendiriyor. Bunu çok sessiz ve incelikli yapıyor üstelik. İlk kez Hatay’da yürütülen çalışmaya basın mensupları da katıldı. Amaç 6 Şubat depremleri öncesindeki Hatay’ı bir kez daha hatırlatmak; yeni sorunlar ve çözümlere dikkat çekmekti.
Uçaktan baktığımızda tepelere doğru yapılan yeni binalar, geniş yollar ve yeşil alanlar gördüm. Büyük bir inşaat alanı gördüm. Geniş bir alana yayılmış, yeni ve daha çok boşlukları olan bir şehir.





