Türkiye genelinde “yeşil altın” olarak bilinen zeytin, tarladaki rekor maliyetler ve dip yapan alım fiyatları nedeniyle dalında çürümeye terk edildi. Mazot, gübre ve yevmiye masraflarını karşılayamayan üreticiler iflas etmemek için hasadı durdururken, tarlada toplanmayan ürünler pazardaki ve marketteki fahiş fiyat krizini tetikledi.
Türkiye’nin en stratejik tarım ürünlerinden biri olan ve yıllarca “yeşil altın” olarak anılan zeytin, 2026 yılı hasat sezonunda tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşıyor.
Tarladaki yüksek üretim maliyetleri karşısında açıklanan alım fiyatlarını protesto eden üreticiler, toplama masrafını dahi karşılayamayan ürünlerini ağaçta bıraktı.
Mazot, ilaç, gübre ve işçilik maliyetlerinin katlanması, köylüyü iflas etme ya da tarlasını satma tehlikesiyle karşı karşıya getirdi.

YENİ SEZONDA İŞÇİLİK VE YEVMİYE MALİYETLERİ CEP YAKIYOR
Zeytin bahçelerinde sürdürülen çalışmalarda yevmiye masrafları üreticinin belini bükmeye devam ediyor. Yere düşen zeytinleri toplayan kadın işçiler günlük 1.200 TL ile 1.550 TL arasında ücret alırken, sırıkçı, silkme ve kasacı olarak görev yapan erkek işçilerin günlük yevmiyeleri 1.500 TL ile 1.850 TL arasında değişiyor.
Toplama işçiliğinin yanı sıra nakliye, budama, gübreleme ve ilaçlama gibi diğer masraflar eklendiğinde bahçeye kepçe ve işçi sokmak çiftçi için imkansız hale geliyor.







