Hani bazı tatlılar vardır ya, zarif tatları ile ayrışırlar diğerlerinden. Hiçbir abartıları yoktur, yüksek sesle konuşmazlar, tatmazlar bizle. Öyle bal gibi tatlı, çikolatalı veya şerbetli değillerdir. Sessiz sakin yenirler, ağırlık yapmazlar midemizde. Ben buradayım demezler. İşte keşkül de benim için sessiz, sakin, dengeli ama bir o kadar da lezzetli bir tatlıdır.
Uzun süredir yememiştim keşkülü. Bir nedenle denk gelemedim lokantalarda, otellerde. Ama geçenlerde hem iş için hem de lezzetli yemeklerini yemek için gittiğim Akhisar’da köfte, pideli paça, ardından kokoreç derken hepsinin üzerine bir de keşküle denk geldim. Ama ne keşkül? Beyaza yakın sarı rengi, üzerinde ve içindeki file bademlerle beni benden aldı bu keşkül. Meğer Akhisar’ın Şehir Pastanesi’nin keşkülü meşhurmuş. Buyurun size İzmir-İstanbul arasında arabayla seyahat ederken yolu biraz uzatıp Akhisar’a uğramak için bir diğer bahane. Akhisar’ın keşkülü.
Keşkülü keşkül yapan en ayırt edici özelliği ise içinde kullanılan badem. Badem olmasa keşkül muhallebiye benzer bir tatlı olurdu. Süt, nişasta, şeker, pirinç ununa ek olarak keşkülde badem unu veya çekilmiş badem bulunuyor. Badem keşküle fındıksı, hafif yağlı, kavruk, daha derin ama sakin bir boyut kazandırıyor.
Ayrıca keşküle daha kremamsı, ipeksi bir doku kazandırıyor badem. Bademin getirdiği hafif jölemsi doku da ayrı bir boyut kazandırıyor keşküle. Bazen içine ve üzerine ilave edilen file bademler de keşkülün o kremamsı dokusuna bir çıtır boyut ve kavruk bir aroma katıyor. Bazıları vanilya aroması da ekler keşküle. Ben vanilya olmayanını tercih ediyorum şahsen. Bir de Hindistan cevizi rendesi ekleyenler var ki o da benim tercih edeceğim bir lezzet değil keşkülün üzerinde.
Keşkülün kökeni derviş mutfağına dayanırmış. Dervişler halktan topladıkları süt, şeker ve badem ile yaratmışlar keşkülü. Adını da Farsça boyna asılan dilenci veya derviş çanağı anlamına gelen keşkül kelimesinden türetmişiz. Zaman içinde de Osmanlı mutfağı tarafından benimsenip ince ayarları Osmanlı saray mutfağında yapılmış keşkülün. Bu yüzden bu zarif tatlının tam adı olan “keşkül-i fukara” yani “yoksulların keşkülü (kabı)” anlamına geliyormuş.








