Dünya, iklim kriziyle topyekûn bir kuraklık korkusu yaşarken bilim dünyasından stratejik bir keşif geldi. 120 yıllık iklim verilerini analiz eden uzmanlar, okyanus sıcaklık modellerinin gezegen genelinde eş zamanlı bir felaketi engelleyen dev bir regülatör olduğunu ortaya koydu. Bu dinamik yapı, tarımda yüzde 50’ye varan kayıplara karşı gıdanın en büyük sigortası konumunda.
Küresel ısınmanın şiddetlendiği her geçen gün, insanlığın ortak korkusu tüm kıtaların aynı anda kavrulduğu ve gıda stoklarının tükendiği bir ‘kusursuz fırtına’ senaryosu. Ancak Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, doğanın kendi içinde kurduğu muazzam denge mekanizmasını gözler önüne seriyor. Hindistan Teknoloji Enstitüsü Gandhinagar (IITGN) ve Almanya’daki Helmholtz Çevre Araştırma Merkezi (UFZ) bilim insanları tarafından yürütülen çalışma, okyanusların sadece karbon yutağı değil, aynı zamanda kuraklığı coğrafi olarak ‘dağıtan’ bir denge unsuru olduğunu kanıtladı.
Yüz yıllık veri seti ezberleri bozdu
Araştırma ekibi, 1901-2020 yıllarını kapsayan 120 yıllık devasa bir iklim veri setini mercek altına aldı. Daha önceki tahminler, küresel ısınmayla birlikte karaların altıda birinin aynı anda kuraklık kıskacına girebileceğini öngörüyordu. Ancak Dr. Udit Bhatia liderliğindeki ekip, karmaşık ağ analizleri kullanarak kuraklıkların senkronizasyonunu incelediğinde, gerçek tablonun çok daha farklı olduğunu gördü. Veriler, eş zamanlı kuraklıkların tarihsel olarak dünya karasal alanının yalnızca yüzde 1,8 ila yüzde 6,5’lik bir diliminde sınırlı kaldığını gösteriyor. Bu durumun temel mimarı ise Pasifik Okyanusu’ndaki sıcaklık değişimleri, yani El Niño ve La Niña döngüleri. Bu okyanus olayları, yağış modellerini kıtalar arasında adeta bir satranç hamlesi gibi kaydırıyor. Bir bölge kuraklıkla sarsılırken, okyanusun diğer yakasındaki nem transferi sayesinde bir başka bölge üretim kapasitesini koruyor.






