Cumartesi akşamından beri New York’tayım.
Amerika, 4 Kasım günü bazı eyaletlerinde seçime gidiyor.
Trump’ın kalan iki yılının nasıl geçeceğini belirleyecek çok önemli bir seçim olacak.
New York’ta seçim olmadığı için burada seçim havası hissedilmiyor.
Televizyonlarda bizdeki gibi bir “konuşan kafa” izdihamı olmadığı için ekranda da pek bir şey hissetmiyorsunuz.
Önceki gün tek heyecan, eski Başkan Obama’nın Demokratlar için kampanyaya girmesi oldu.
Bir kere daha anladım ki Obama çok iyi bir siyasetçi.
Ortamı birden ateşledi.
Uydurma anketle New York Times’ı kandıran şirket
Durum kritikleştiği için Trump da bizzat kampanyaya girdi.
Gittiği her yerde kovboy şapkalı MAGA’lılara bol bol sarılıyor.
Bunun dışında konuşulan tek şey, bir seçim araştırma şirketinin sahte anket yaptığını itiraf etmesi.
Wedgewood Polls adlı bir şirket uydurma veriler yayımlamış ve bazı gazeteler de bunları kullanmış.
Kandırdıkları medya kuruluşları arasında The New York Times da var.
Asıl vahimi, bu tür anketleri yayımlayan “Fifty Plus One” adlı bir internet sitesini de kandırmışlar.
Ne var ki skandalı ortaya çıkaran yine Fifty Plus One oldu.
Bir kere daha anladım ki özgür basın, yanlışlıkların düzeltilmesinde de en etkili mecra.
ABD’yi izlerken asıl seçim haberi Sırbistan ve Brezilya’dan geldi
Asıl amacım ABD seçimlerini izlemekti ama dün asıl haberler başka yerlerden geldi.
Sırbistan’ın 14 yıllık otoriter ve popülist lideri Vučić seçimleri kaybetti.
Böylece Avrupa’da Polonya ve Macaristan’dan sonra bir popülizm ve otoriterlik kalesi daha yıkıldı.
Brezilya’da ise oranın Trump’ı olmayı vadeden Bolsonaro seçimi kaybetti.
Şimdi gözler ABD seçimlerine döndü.
Burada da Trump’ın ağır bir seçim yenilgisi yaşayıp yaşamayacağını göreceğiz.
Kendime bir seçim izleme logosu bile hazırladım
Yazarlık hayatımda birçok yenilik yaptım.
Şimdi de ChatGPT grafik uygulaması sayesinde yazıda kullandığım grafikleri de kendim yapmaya başladım.








