Bir sonraki öğününüzde ne yiyeceğinizi soran bir dünyada, belki de sormamız gereken daha iyi bir soru var: Gıda sistemimizin geleceğini ne besleyecek? Cevap, sorgum. Üzerinde düşünmeye değer…
Hangimiz, iklim değişikliği, su kıtlığı ve sağlıksız beslenme ile ilgili endişe duymuyor?
Kadim tahıllardan biri olan “sorgum”un, neden sadece bir sonraki süper gıda değil, aynı zamanda geleceğimizi yeniden şekillendirebilecek bir süper kahraman olma ihtimali üzerine düşünelim.
Konuyla ilgili son altı aydaki bilimsel araştırma sonuçlarından elde ettiğim sonuçlar, “geleceğin tahılı” potansiyelini düşünmemizi teşvik ediyor.

Sorgum’un süper tahıl olma unsurlarının ilki: “Dirençli olması”
Dünyamız ısınıyor. Suyumuz azalıyor. Peki biz ne yapıyoruz? Aynı eski mahsulleri, aynı eski yöntemlerle yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu, deliliğin tanımı değil mi? California’dan tutun, Akdeniz’e kadar çiftçilerimiz zor durumda.
Ama bu küçük dev, farklı evrimleşmiş. Bilim insanları buna “C4 fotosentez” diyor. Basitçe söylemek gerekirse, buğday ve pirinç gibi ürünlerin kullandığı sistemden %50 daha verimli bir enerji santrali! Daha az suyla, daha yüksek sıcaklıklarda, diğerlerinin pes ettiği topraklarda bile büyüyebiliyor. İspanya’da yapılan çığır açıcı araştırmalar, onun kuraklık direncinin genetik kodlarını çözüyor. Yani bu bir iddia değil, bir bilimsel gerçek.
İkinci unsur sağlıkla ilgili: “Şifa”
Hepimiz ne yediğimizin daha çok farkındayız. Glütensiz, yüksek lifli, antioksidan dolu… Sorgum zaten bu kutuların hepsini işaretliyor. Ama asıl hikâye burada bitmiyor.
Şu an Nebraska’da, “obezite ve insülin direnci” olan bireylerle yapılan, türünün ilk örneği bir klinik çalışma var. Araştırmacılar, bu tanelerin iltihabı nasıl azalttığını, bağırsak sağlığını nasıl düzenlediğini inceliyor. Ve Hokkaido Üniversitesi’ndeki bilim insanları, sorgumun içinde “antidiyabetik özellikler” taşıyan, “FAHFA” adı verilen benzersiz moleküller keşfetti.






