Pazar sabahı…
Sıcacık bir baget ekmeği fırından çıkmış. Üzerine sürülebilecek, dokusu ipeksi, tadı derin bir somon rillette var.
Ama bazı yiyecekler yalnızca yenmez.
Bazı yiyecekler insanı bir yere götürür.
Benim için bir somon rillette, Viyana’daki Gurme SPAR raflarına götürür bazen. Sonra kızım ve torunlarım Cleo ile Ina gelir aklıma.
Onların “dede” deyişleri…
Sesleri…
Solukları…
Uykuda nefes alışları…
Parkta ilk scooter denemeleri…
İlk bisiklet sürüşleri…
Çocuk arabasında onları gezdirdiğim günler…
Bir ürünün gerçek değeri, yalnızca gramajında, protein oranında ya da kilogram fiyatında değildir.
Bazen bir ürün, hafızaya açılan bir kapıdır.
İşte tam da bu yüzden bugün somon üreticilerine bir soru sormak istiyorum:
Somon 200 liraya kadar gerilemişken, daha neyi bekliyoruz?
Füme yaptık.
Fileto yaptık.
Burger yaptık.
Peki sonra?
Katma değerli ürün üretmek, yalnızca mevcut ürünü farklı bir ambalaja koymak değildir.
Dünyada gıda sektörü artık sadece “ne üretiyoruz?” sorusunu sormuyor.
Tüketici bu ürünü ne zaman, nerede, hangi duyguyla ve hangi kullanım senaryosunda tüketir?
Pazar kahvaltısında sıcak baget ekmeğine sürülen bir rillette…
Çocukların kolayca tüketebileceği, besin değeri yüksek yeni ürünler…
Yaşlılar için kolay tüketilebilir somon ürünleri…
Sporcular için fonksiyonel seçenekler…
Hazır yemek sektörüne yönelik soslar, dolgular ve protein bazlı çözümler…
Soğuk zinciri, raf ömrünü, ambalajı ve tüketim alışkanlığını birlikte düşünen yeni nesil ürünler…
Bunların hepsi mümkün.
Ama bunun için bir Ar-Ge kültürü gerekir.
Dünyada yazılmış bilimsel makaleleri takip eden…
Yeni teknolojileri izleyen…
Tüketici davranışlarını okuyan…
Gıda bilimiyle gastronomiyi buluşturan…
“Biz bunu yıllardır böyle yapıyoruz” cümlesinden rahatsız olan…
“Başka ne yapabiliriz?” diye soran ekipler gerekir.
Biraz da şirketlerin organizasyon şemalarına bakalım.
CEO var.
CFO var.
Bazen son derece havalı unvanlarla, büyük maaşlarla, büyük sorumluluklarla görev yapan yöneticiler var.
Peki neden yıllarını sektöre vermiş bir CTO yok?
Neden bir CPO — Chief Product Officer yok?
Neden güçlü bir VP of Product yok?
Neden doğrudan şirketin geleceğini şekillendiren bir Ar-Ge Direktörü yok?
Bu unvanlar CEO veya CFO kadar havalı görünmüyor mu?
Yoksa asıl mesele şu mu:
Yeni ürün geliştirecek insanların, mevcut düzeni rahatsız etmesinden mi korkuyoruz?
Çünkü gerçek inovasyon biraz rahatsız eder.
Yeni sorular sorar.
Eski alışkanlıkları sorgular.
“Bu ürün böyle yapılır” diyenlere, “Neden?” diye sorar.
Somon üreticileri…
Bugün belki de yalnızca bir balık satmıyorsunuz.
Bir hammaddenin geleceğini belirliyorsunuz.
Dünyada milyonlarca insanın tüketim alışkanlıkları değişiyor. Bilimsel çalışmalar yeni protein kaynaklarını, yeni işleme teknolojilerini, fonksiyonel gıdaları, sürdürülebilir üretimi ve tüketici davranışlarını inceliyor.
Bu bilgi dünyada üretiliyor.
Sorun şu:
Biz bu bilgiyi ne kadar takip ediyoruz?
Kaç şirketin gerçekten bilimsel yayınları izleyen, üniversitelerle çalışan, yeni prosesleri deneyen, prototip üreten bir ekibi var?
Kaç şirketin “füme, fileto, burger” üçgeninin dışına çıkıp yeni bir ürün evreni kurma cesareti var?
Belki de pazar sabahı sıcak baget ekmeğine sürülen bir somon rillette, yalnızca yeni bir ürün değildir.
Belki bir çocuğun kahvaltısıdır.
Belki bir ailenin sofrasıdır.
Belki yıllar sonra bir dedenin hatırlayacağı bir tattır.
Çünkü gıda sanayisinin geleceği yalnızca daha fazla üretmekte değil;
daha fazla değer üretmektedir.
Ve bazen en büyük inovasyon, laboratuvarda değil, şu soruyla başlar:
“Füme yaptık, fileto yaptık, burger yaptık… Peki şimdi ne yapacağız?”
Somon sektörüne çağrım şudur:
Kadro kurun.
Ar-Ge’ye yatırım yapın.
Bilimsel yayınları takip edin.
Üniversitelerle çalışın.
Dünyadaki iyi örnekleri inceleyin.
Ürün geliştirme ekiplerinizi güçlendirin.
Ve en önemlisi…
Sizi rahatsız edecek sorular soran insanları ekibinizde tutun.
Çünkü geleceğin en değerli ürünü, bugün henüz kimsenin üretmediği üründür.
Pazar sabahı sıcak baget ekmeğinin üzerine sürülecek bir rillette kadar basit görünen bir fikir, bazen bir sektörün geleceğine açılan kapı olabilir.
Daha ne bekliyoruz?








