Enerjisa, dünyanın en güzel 32 köyünden biri seçilen, 5 bin yıllık tarihe sahip Birgi’de geleceğe aydınlık bir pencere açıyor. Bu güzel köy sürdürülebilir enerjiyle sürdürülebilir turizmin iç içe geçtiği bir projeyle tarihine, doğasına, kültürüne ihanet etmeden kalkınıyor. Enerjisa CEO’su Murat Pınar, “Hedefimiz, 1 lira yatırıp 2 liralık sosyal fayda sağlamak” diyor. Bir yıl içinde 1.4 lirayı yakalamışlar bile!..
İlk kez bir felaket vesile oldu Birgi’yi görmeme… Ödemiş’teki o korkunç orman yangınını yerinde izleyip çökmüş bir şekilde otele döndüğümde… Daha güvenli olur diye kalacak yer o köyde ayırtılmıştı. Yangının çok uzağında olduğu için… İşte Birgi’yle böyle tanıştım. Cehennemden cennete düşmek gibi bir şeydi. Neyse ki yangın söndürüldü ve ben de bu köyün güzelliklerini görme fırsatı buldum. Ama alelacele, uzaktan sadece… Ve ona rağmen çarpıldım. Bu zamanda, bu kadar korunabilmiş, tarihi ve doğal dokusu bozulmamış, hem de Ege’de bir köy olabilir miydi? Olabiliyormuş. Bozdağ’ın hemen eteklerinde, İzmir il sınırlarının içinde… Üstelik UNESCO tarafından ‘Dünyanın en güzel 32 köyünden biri’ seçilmiş… Nasıl bugüne kadar görmedim, duymadım diye çok üzülmüştüm.
Üç buçuk ay önce çarpıldığım köydeyim
Rastlantı bu ya, üç buçuk ay sonra bu köye geleceğim aklımın ucundan geçmezdi. İki hafta önce bir davet aldım Enerjisa’dan. Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi’nin, kısa adıyla SENTRUM’un düzenlediği ‘Genç Gönüllü Buluşması’ için… Birgi Köyü’ndeydi buluşma. Sebebi de, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Enerjisa’nın iş birliğiyle 250’nin üzerinde liseli ve üniversiteli genç, Birgi’de doğaya, tarihe, topluma değer katacak etkinliklerde bir araya gelecekti.
Hem Birgi, hem gençlik, hem de doğaya ve topluma katkı… Bu üçü fazlasıyla ilgimi çekmeye yetti. Çevre temizliğinden çocuk parkı ve okul duvarı boyamaya, bisiklet yapımından fidan dikmeye kadar pek çok etkinlik vardı. Üstelik Birgi gibi cennetten bir köşede!
Küçükköy tamam, sıra şimdi birgi’de…
Çarşamba akşamı vardık Birgi’ye… Hava kararmak üzereydi, hemen etrafı dolaşmaya başladık, UNDP Sürdürülebilir Turizm Uzmanı Ferdi Akarsu’nun rehberliğinde. Köyde her adımda karşılaşacağımız asırlık anıt ağaçlardan birinin altındaki kısa bir bilgilendirmenin ardından… SENTRUM projesinin temel amacı, doğayla uyumlu, düşük karbon ayak izine sahip ve dört mevsime yayılan bir turizm anlayışını yerleştirmek. Bu model, sadece çevresel sürdürülebilirliği değil, aynı zamanda toplumsal katılımı, yerel üretimi, kadınların ve gençlerin güçlenmesini ve kültürel mirasın korunmasını da merkeze alıyor. İlk kez, 2021’de Ayvalık Küçükköy’de başlatılmış bu dönüşüm çalışmaları. Bir yıl önce de Birgi’de… Akarsu, “5 bin yıllık bir köy olan Birgi’de insan, doğa, kültür ve tarih bugün de bir arada uyum içinde yaşıyor ve bu turistik bir değer de taşıyor. Bu proje için Küçükkuyu’nun ardından Birgi’nin seçilmesinin en önemli sebeplerinden biri bu. Mesela ben İzmir’de yaşıyorum; Alaçatı çok güzel bir yer ama sadece turizm var orada. Eskisi gibi, kahvelerinde kasketli göçmen amcaları göremezsiniz artık! Birgi ise insanıyla, tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla korunmuş ve o haliyle hala yaşıyor” diyor.






