Yemek sipariş platformlarının yüksek komisyon uygulamaları, restoranları harekete geçirdi ve binlerce restoran yüzde 20 indirimli gel-al kampanyası başlattı. Hatta işletmeler komisyon oranının düşürülmemesi halinde kendi dijital platformunu kurmayı planlıyor.
Ticaret Bakanlığı’nın e-ticaret verilerine göre geçen yıl yemek sipariş platformlarının pazar hacmi 165.3 milyar liraydı. 2023 yılı pazar hacminin 73.1 milyar lira olduğu düşünüldüğünde bu, sektörde Türk lirası bazında yüzde 126, dolar bazında da yüzde 65’lik bir büyüme olduğu anlamına geliyor. Ancak Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği’ne (TÜRES) göre sektördeki büyüme, restoranlara yansımış değil. Zira TÜRES, ‘online pazar yerleri’ olarak da bilinen platformların komisyon, sipariş iletim (kurye/vale) bedeli, reklam ve vergi bedeli ile birlikte sipariş başına yüzde 50’ye varan oranlarda ödeme aldığını, bu nedenle de küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomik olarak zorlandığını belirtiyor.
Yüzde 20 kurye yüzde 12 komisyon
Bugün bir restorandan, online yemek sipariş platformları üzerinden 1000 liralık bir sipariş verdiğinizi düşünün. TÜRES üyesi Halis Özgün’ün verdiği bilgilere göre bunun ortalama yüzde 20’si kurye, yüzde 12’si de komisyon bedeli olarak alınıyor. Bu yüzde 32 üzerinden kesilen KDV de eklendiğinde her 1000 TL’nin yüzde 38-39’u platformlara gidiyor.
Bununla birlikte platformlara ödenen tutarlar bunlarla da sınırlı kalmıyor. Restoranların daha çok satış yapmak amacıyla yukarılarda görünmesi, bunun için de reklam yapması veya çeşitli kampanyalara katılması gerekiyor. Özgün, yüzde 10 da reklam bedeli ödediklerini söylüyor. Başka bir deyişle bir restoran, hiç reklam yapmaması halinde 1000 TL’lik bir siparişin neredeyse yüzde 40’ını, reklam yapması halinde ise yüzde 50’sini platformlara ödüyor.

Özgün, “Söz konusu ulaşım, komisyon ve reklam oranları neredeyse Yemeksepeti, Getir gibi bütün yemek platformlarında benzer ancak TAB Gıda (Burger King, Pop Eyes, Sbarro vb.) ile McDonald’s benzeri 32-33 zincir markada komisyon oranı yüzde 4 ila 8 arasında değişiyor. Bu da küçük ve orta ölçekli firmaların büyük ölçeklilere kıyasla çok daha yüksek bir maliyete katlanmak zorunda kaldığı anlamına geliyor” diyor.
Özgün, müşteriler tarafından yapılan, bazı restoranlarda platformdaki ile aynı fiyatın uygulanması eleştirisiyle ilgili ise “İşletmelerde oturarak yemek, platformdan yemek sipariş etmek ve gel-al arasında her zaman maliyet farkı bulunuyor. Zira restoranda oturarak verilen siparişlerde ambalaj ve platformlara ödenen komisyon vb. giderler bulunmuyor. Diğer taraftan restoran içi satışlarda da ek personel maliyeti bulunuyor. Tüm bunlar hesaba katıldığında mekanda 1000 liraya sattığımız bir ürünü platformda yüzde 40 daha pahalıya satmamız gerekiyor. Ama bu da çok büyük bir fark olacağından ancak yüzde 20 civarında fark koyabiliyoruz” diyor.
Gel-alda %20 indirim
Bununla birlikte Özgün, günümüzde online platformların zorunlu olduğuna da dikkat çekiyor: “Özellikle pandemiyle birlikte herkes bu platformlardan sipariş vermeye başladı. Bir rekabet ortamı oluşması bakımından da güzel. Fakat biz hem müşteri hem biz hem de platform kazansın, istiyoruz. Bu nedenle de 5-6 gün önce dernek olarak sosyal medya hesaplarımızdan bir kampanya başlattık. Gel-alda yüzde 20 indirim uyguluyoruz. Kendi dijital platformumuzu kurmak için de görüşmeler yapıyoruz.”






