
TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonunda dün kritik bir mesai gerçekleşti.
Toplantıda TMO, ÇAYKUR ve TÜRKŞEKER’in 2023 ile 2024 yıllarına ait bilanço ve netice hesapları masaya yatırıldı. Komisyon görüşmelerine ise Türkşeker nezdinde daha önce belgeleriyle kamuoyuna taşıdığımız skandallar damgasını vurdu.
Duyurusuz ve ilansız şekilde sadece iki firmaya satılan 100 bin ton şeker üzerinden kamunun uğratıldığı yaklaşık 600 milyon liralık zarar, yine belirli odaklara avantaj sağlayan 50 bin ton baremli “kampanyalı” şeker satışı ve Karapınar’da bir şirket üzerinden kurgulanan kaçak pancar ile rant düzeni, milletvekillerinin direkt sorusu olarak Türkşeker yönetimine yöneltildi.
Öncelikle, belgeleriyle gündeme getirdiğimiz bu vahim iddiaları ve kamu zararını Komisyon gündemine taşıyarak Türkşeker Genel Müdüründen hesap soran Çorum Milletvekili Sayın Mehmet Tahtasız’a ve Kars Milletvekili Sayın İnan Akgün Alp’e teşekkür etmek gerekiyor.
Vekiller Sordu: 600 Milyonluk Kamu Zararı ve Kaçak Pancar Rantı Doğru mu?
Komisyonda söz alan Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, şeker piyasasında bazı büyük ticari aktörlerin yüksek miktarda stok yaparak piyasayı manipüle ettiğini, üretici fabrikaların doğrudan satış yapmasını engellediğini ve serbest rekabeti bozduğunu vurguladı. Alp, bu iki firmanın piyasadaki hakimiyetine dikkat çekerek Genel Müdür Muhiddin Şahin’e net bir soru yöneltti:
“İşmen Gıda ve Remzi Çakar isimli piyasa aktörlerinin toplam ticaret hacmi ve pazar payları nedir? Bu iki firmanın fabrikaların doğrudan satışlarını olumsuz etkilediği yönündeki iddialar tarafınızdan araştırılmış mıdır?”
Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ise kamu zararının boyutlarına ve kaçak pancar çarkına dair somut sorularla Genel Müdürü sıkıştırdı. TÜRKŞEKER’in iki ticari alıcıya Türkşeker’in satış fiyatının altında 100 bin ton şeker sattığını hatırlatan Tahtasız, şu kritik detayları Meclis tutanaklarına geçirdi:
“Basına yansıyan bilgilere göre; 30 bin ton şeker 50 kilogramlık çuval başına 1.588 TL’den peşin, 70 bin ton şeker ise 1.850 TL’den 180 gün vadeyle satılmıştır. Güncel satış fiyatın altında yapılan bu satışların, şeker fiyatlarına yapılan yaklaşık yüzde 11’lik zamdan hemen önce gerçekleştiği ve 600 milyon liraya yakın kamu zararı oluşturduğu ileri sürülmektedir. Bu satışlar öncesinde kamuoyuna açık bir duyuru yapılmış mıdır? Diğer alıcıların bu imkandan yararlanma hakkı olmuş mudur?”
Tahtasız ayrıca Konya Karapınar özelinde kurgulanan kaçak pancar düzenine de değinerek; kotaların belirli şirketin elinde toplandığını, çiftçilerin düşük fiyatlara zorlandığını, Karapınar’da üretilen pancarların kantar kayıtlarında Yozgat Yerköy üretimi gibi gösterilip Çorum Şeker Fabrikasına taşındığını belirtti. Bu usulsüzlüklere karşı nakliye faturaları ve kantar kayıtları üzerinden bir denetim yapılıp yapılmadığını sordu.






