Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, iklim krizi, maliyet artışları ve pazarlardaki teknik engellere rağmen sektörün ihracat gücünü koruduğunu belirterek, karantina protokollerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin çok daha hızlı büyüyebileceğini söyledi.
Türk yaş meyve ve sebze sektörü, küresel talepteki daralma ve iklim değişikliğinin üretim üzerindeki etkilerine rağmen ihracattaki varlığını sürdürmeye devam ediyor. Kuraklık, ani don olayları ve düzensiz yağışlar üretim planlamasını zorlaştırırken; işçilik, enerji ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş ihracatçının rekabet gücünü baskılıyor. UYMSİB Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, 2025 yılının sektör açısından zorlu geçtiğini ancak güçlü üretim altyapısı sayesinde ihracat performansının korunduğunu söyledi. Tarımda üretim planlamasındaki eksikliğin sektörün temel yapısal sorunlarından biri olduğunu belirten Yazgan, baskılanmış döviz kuru ile yükselen girdi maliyetlerinin fiyat rekabetini zorlaştırdığını ifade etti. Özellikle işçilik maliyetlerindeki artışın ihracatçı firmalar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getiren Yazgan, yüksek potansiyel taşıyan pazarlara girişte teknik süreçlerin yavaş ilerlemesinin de büyümeyi sınırladığını kaydetti. Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeyle zirai karantina protokollerinin henüz tamamlanmadığını belirten Yazgan, bu süreçlerin sonuçlanması halinde Türkiye’nin mevcut ürün çeşitliliğiyle ihracatını çok daha hızlı artırabilecek kapasitede olduğunu söyledi.
Avrupa’da tarife dışı engeller ihracatı zorluyor
Türk yaş meyve-sebze ihracatının bazı pazarlarda teknik engellerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Yazgan, özellikle Almanya ve Avusturya pazarlarında yaşanan uygulamalara dikkat çekti. 2025 sezonunda bazı sevkiyatların bilimsel temelden uzak fiziksel analizlerle “renk bozulması” gerekçesiyle bloke edildiğini belirten Yazgan, doğal üretim koşullarında yetiştirilen ürünlerin bu gerekçelerle durdurulmasının hem ticareti hem üretici gelirini olumsuz etkilediğini söyledi. Bu nedenle ihracat yapılan ülkelerle bilimsel temelli denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yazgan, ürün bazlı gıda kodeksleri üzerinden daha etkin diplomatik temas kurulmasının zorunlu hale geldiğini kaydetti.







