Türkiye’de her yıl 642 milyon ton verimli üst toprak yok oluyor. Sulanan tarım alanlarının üçte birinde tuzluluk sorunu var. Toprağın yüzde 70’i organik madde yönünden zayıf, yüzde 26’sı da yüksek çölleşme riski altında.
Hafta sonu çok çarpıcı bir rapor okudum.
“Toprak Atlası-2025” başlıklı rapor, Heinrich-Böll Stiftung Derneği tarafından yayımlandı. 76 sayfalık raporda ‘yaşamın kaynağı’ olan toprağın adeta
röntgeni çekilmiş.
Toprağı farklı açılardan ele alan raporda çok dikkat çekici veri ve bilgiler var. “Gezegenin derisi” olarak nitelenen toprak, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye’de de hem nitelik hem nicelik açısından ciddi bir baskı altında.
Raporda paylaşılan rakamlar, kırmızı alarm niteliğinde ve bizi acı gerçeklerle yüzleştiriyor. Lafı uzatmadan raporda öne çıkan çoklu riskleri ve tehditleri paylaşalım.
Türkiye’de toprak başta erozyon olmak üzere tuzlanma, çölleşme, sıkışma, kimyasal kirlilik ve biyolojik fakirleşme gibi çoklu risklerle karşı karşıya. Bu durum sadece tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini değil ekosistemin tamamını tehdit ediyor.
Ülke yüzeyinin yüzde 59’u erozyon riski taşıyor
Toprak Atlası’nda Türkiye’nin iklim ve topoğrafya çeşitliliğiyle zengin bir tarım potansiyeline sahip olduğunun altı çiziliyor. Ancak yanlış arazi kullanımı, yoğun mekanizasyon, hatalı sulama ve gübreleme ile iklim değişikliğinin toprakları hızla bozduğu belirtiliyor.
Türkiye’de en yaygın toprak bozulum türü, su ve rüzgâr erozyonu olarak öne çıkıyor. Rapora göre, ülke yüzeyinin yüzde 59’u erozyon riski altında ve yılda 642 milyon ton verimli üst toprak kayboluyor. Bu kaybın önemli bir kısmı (yaklaşık 150 milyon ton) barajlara sediman olarak taşınıyor. Rüzgar erozyonu açısından başlıca risk alanların başında Konya Ovası ve Orta Anadolu geliyor. İklim değişikliği ve kuraklık riski daha da artırıyor. Su erozyonu ise toprak oluşum hızını katbekat aşıyor.
Bu Türkiye’nin olduğu kadar dünyanın da meselesi… Rapora göre, toprak erozyonu küresel ölçekte her yıl tahmini 75 milyar ton toprak kaybına yol açıyor. Bu da yapılan hesaplamalara göre yılda 400 milyar dolar civarında ekonomik kayıp anlamına geliyor.
Tuzluluk 1.5 milyon hektar tarım alanına zarar veriyor
Raporda dikkat çekilen bir başka sorun ise tuzlanma (salinizasyon) yani toprakta aşırı tuz birikmesi olarak öne çıkıyor. Bu sorun, genellikle yanlış sulamadan kaynaklanıyor. İçerisinde tuz barındıran sulama suları buharlaştığında, toprakta kalan tuz, bitkinin büyümesini engelleyecek seviyeye ulaşıyor.





