Gıdatarım
  • Giriş Yap
  • GIDA
    • Gıda Güvenliği
    • Ekonomi Politika
    • İçecek
    • Bitkisel Gıda
    • Hayvansal Gıda
    • İşlenmiş Gıda
    • Organik
    • Perakende
    • Gastronomi
    • Gıda Teknoloji
  • TARIM
    • Tarla
    • Sebze
    • Meyva
    • Çevre Orman
    • Organik Tarım
  • HAYVANCILIK
    • Su Ürünleri
    • Büyükbaş
    • Kanatlı
    • Koyun
    • Keçi
    • Yumurta
    • Arıcılık-Bal
  • TARIM TEDARİK
    • Destekler
    • Tohum
    • Gübre
    • İlaç
    • Mekanizasyon
    • Sulama
    • Fide-Fidan
    • Akıllı Tarım
  • GIDATARIMTV
  • Arşiv
Çine Tarım Logo
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Gıdatarım
  • GIDA
    • Gıda Güvenliği
    • Ekonomi Politika
    • İçecek
    • Bitkisel Gıda
    • Hayvansal Gıda
    • İşlenmiş Gıda
    • Organik
    • Perakende
    • Gastronomi
    • Gıda Teknoloji
  • TARIM
    • Tarla
    • Sebze
    • Meyva
    • Çevre Orman
    • Organik Tarım
  • HAYVANCILIK
    • Su Ürünleri
    • Büyükbaş
    • Kanatlı
    • Koyun
    • Keçi
    • Yumurta
    • Arıcılık-Bal
  • TARIM TEDARİK
    • Destekler
    • Tohum
    • Gübre
    • İlaç
    • Mekanizasyon
    • Sulama
    • Fide-Fidan
    • Akıllı Tarım
  • GIDATARIMTV
  • Arşiv
Çine Tarım Logo
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Gıdatarım

Tınaz Titiz: Neler oluyor, korkmalı mı yoksa paniğe gerek yok mu?

Gida Tarım Yazar Gida Tarım
18 Mart 2026
in Makaleler, GIDA, HAYVANCILIK, TARIM, TARIM TEDARİK
Okuma Süresi: 9 Dakikada Okunabilir.
0
Tinaz Titiz

(Sesli özet için lütfen tıklayınız: Ç.Kısa: https://bit.ly/4utmlZ5, Kısa: https://bit.ly/4sLqypy)

Bazı sözcük ya da cümleler anahtarlar gibidir; o anahtarlar (kavramlar) olmadan kilitlerin açılamayışı gibi karşınızdakinin ne dediğini, niçin dediğini anlayamaz, derdinizi de bir türlü ifade edemezsiniz.

Bu anahtar-kilit benzetmesinin amacı, İran’a karşı girişilen İsrail-A.B.D. ortak harekâtı’nın bir sonraki hedefinin Türkiye olacağı yolundaki öngörüler kilidini açabilecek “değer transferi” anahtarının da böyle bir kavram olduğunu ifade etmek idi.

Aslında bugünkü fiili çatışma öncesi uzun süredir -Bn. Rice’ın ağzından BOP dile getirildiğinden, hattâ Sevr’den beri- niyetler açık edilmişti.

Bu satırların yazarının da katılımıyla 2024 sonlarında “Bu Topraklarda Tutunabilmek” başlıklı bir kolektif düşünce notunda, kök sorun denilebilecek şöyle bir tanı ileri sürülmüştü: “Sahip olunan her değer, onu koruyup kollayabilecek bir Sorun Çözme Kabiliyet’ni (SÇK) gerektirir. SÇK ile sahip olunan değer arasındaki yetersizlikler, eldeki değerin yetmezlikle orantılı bir hızda iç ve/ya dış aktörlerce çalınması (kibarca transfer deniliyor) ile sonuçlanır. Bu transfer gönüllü, ticaret ya da sopa[1] yoluyla icra edilir. ”

Bu satırlarda özetlenen SÇK yetersizliğinin tarihimizde de hep ortaya çıktığını, sonuncusundan ise bir büyük insanın (M.K.Atatürk) zekâ ve kararlılığı ve de uluslararası koşulların yarattığı bir iyi talih yardımıyla kurtulduğumuz gerçeğini biliyoruz.

Bu gerçek üzerine yapılanan Beyaz Nokta® Gelişim Vakfı’nın temel varlık nedeninin de SÇK geliştirme yolunda çalışmak olduğu biliniyor.

Yanılgı ise, bu yetmezliğin çok katmanlı bir yapısı olduğu ve insanların -somuta olan düşkünlükleri nedeniyle-, yetmezliği bir fırsat olarak görebilecek aktörlerin en görünen katman olan “fizik katmanı” (yani topraklarımızı) elimizden alabilecekleri gibi bir endişe ya da korkuya kapılmalarının yersizliğidir.

Topraklarımızı birilerinin alıp gitmesi, üstünde yaşayan bizleri de başka yerlere sürmesi gibi bir tehlike -en azından bu aşamada- söz konusu değildir.

Kurtuluş Savaşı’nın yoksunluk içindeki Türkiyesine göre bugünkü, nisbeten daha donanımlı toplumu bu fiziki tehlikeleri bertaraf edecektir. Bu bakımdan “korkmayın bişi olmaz; 90 milyona yakın nüfusu: dünyanın en büyük ordularından birine sahip; kendi savunma araçlarını yapan bir ülkeyi kimse yutamaz. Sosyal medyadaki deyimle, füzeyi yakalayıp hurdacıya traktörle götüren insanları kimse başına dert almak istemez” şeklinde düşünenler haklıdır.

Mesele fiziki katmanla -bu aşamada- ilgili değildir. Osmanlı Devletinin çöküşünde de, Lozan’da da mesele o katmanın altındaki Değer Paylaşım Katmanı (DPK) ile ilgiliydi.

Kapitülasyonların kaldırılmasıyla Türkiye gümrük tarifelerini kendi belirleme, ayrıcalıklı yabancı şirketleri millileştirme, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını kendi çıkarına işletme imkânı buldu; bu, DPK’nın uluslararası boyutunda “değer kimle, hangi şartlarda paylaşılacak?” sorusuna verilen yeni cevaptı.

DPK ise doğrudan doğruya SÇK ve Değer Transferi kavramıyla ilgilidir. Osmanlı, ürettiği değerin büyük bir bölümünü kapitülasyonlar ve borç rejimi üzerinden taşıyamayacağı ölçüde dışarı transfer etmek zorunda kaldığı için, zaten zayıflamış olan yapısı çözülmeye sürüklendi. 19. yüzyılda savaşlar, bütçe açıkları ve kapitülasyonlarla kısıtlı vergi rejimi birleşince dış borçlanma patladı; borç ödeyemez hale gelinince Düyun‑u Umumiye kuruldu ve tuz, tütün, ipek, balık avı gibi temel gelir kaynaklarının tahsil yetkisi yabancı alacaklıların kontrolüne geçti.

Lozan ise bir anlamda bu pazarlığın masası idi; Türkiye bu masada rakiplerinin yetersizliklerini olağanüstü bir beceriyle kullanarak masadan egemen bir devlet olarak kalktı.

Bu kısa açıklama yoluyla anlatılmak istenilen, sürekli olarak Yunanistana hangi gece gireceğimiz, Şam da hangi namazı eda edeceğimiz, TelAviv’i işgalimizin kaç saat alacağı gibi iddiaları bir kenara bırakıp, şu anda bile 3.Dünya Savaşı’nın kaçınılmaz katılımcısı[2] durumunda olan ülkemizin DPK katmanı içinde saat be saat ne kadar değer kaybına uğradığımızın farkına varmak ve bu geri gidişte sabit bir yerlere nasıl “tutunabileceğimiz”in hesaplarını yapıp en azından pilot uygulamalarını yapmaya razı üç beş kişiyi bir araya getirebilmesidir.

Üzerinde tarım yapılan, altında değerli mineraller taşıyan, nehirlere yataklık eden topraklarımızın sahibi olarak görünsek de, dünyanın en yüksek iç (ykl %40) ve dış (yak %7) faizle borçlanıyor ve aynı hızla (bugün ya da geçmişte) ürettiğimiz değerleri yurt dışına transfer ediyoruz. Yani “bişey olmaz” diyenler için rahatça kabaca “bir şeyler -yavaş yavaş olmayı sürdürüyor” diyebiliriz.

DPK (Değer Paylaşım Katmanı) altındaki diğer bir sessiz ama belirleyici katman ise Değer Üretim Katmanı (DÜK). Rakamlar her yıl yaklaşık $4.0 milyar tutarında, yabancılara şirket satışı olduğunu; yabancıların ürettiği 30 ton/yıl altının $10 milyar/yıl yurt dışına transfer edilip %10 kadar  vergi ve bir de bozulmuş çevre kazandığımız biliniyor. Bu, değer üretme kabiliyetimizi giderek kendi elimizle (güzellikle) dış aktörlere transfer ettiğimiz anlamına geliyor.

Ama en üst fiziki katmanda, bugüne kadar görülmemiş ölçüde Türk bayrakları dalgalandırıyoruz. Bu bir telâfi psikolojisi olabilir mi acaba?

Peki ne yapalım, korkalım mı?

Yazıyı okuyanların doğal olarak soracakları soru muhtemelen budur. Korku en insanî, hattâ akılla beraber kullanıldığında varlık sürdürmeye yardımcı bir evrim hediyesi, ama akılsız kullanıldığında da o denli işe yaramaz bir duygu.

O halde korku ya da onun eşdeğeri “kozsuz meydan okuma”[3] yerine koyulabilecek bir “akıl”a ihtiyaç var.

İyi de o akıl ile ne yapıp da korkmayacağız?                                                                                        Tıklayınız: https://bit.ly/415vh9G    . 

Beyaz Nokta ne istiyor

TDK tanımına göre akıl, “kavrama gücü” olarak tanımlanıyor. Kanımca çok anlaşılabilir, mükemmel bir karşılık. Yani daha anlaşılır ifade edilirse:

  • “Varlığımızı sürdürme”yi yani SÇK’mizi, 3600’ye yayılı tüm yaşam alanları olarak anlama kaçınılmazlığını “kavramak”,
  • O yaşam alanlarındaki değerlerin nasıl transfere (çalınma) uğradığını “kavramak”,
  • Bir alandaki bir problemin “Sorun Kimyası”[4] uyarınca, başka bir alanlardaki ile bileşikler yapacağını; böylece kısa vadeli bir iyileştirmenin, giderek daha karmaşık (zor kavranır ve çözülebilir) sorunlar olarak tekrar tekrar önümüze geleceğini“kavramak”,
  • 3600’lik bir alana yayılı SÇK bileşenlerinin sadece birinde bile doğabilecek bir yetersizliğin, Liebig’in Minimum Yasası[5] uyarınca tüm sistemin çökmesine yol açabileceği gerçeğini “kavramak”,
  • 3600’lik bir alandaki kritik SÇK bileşenlerini güçlendirici önlemler için pilot uygulamalar yapıp bunların tekrarlanabilirliğini sağlayabilecek çalışmalar yapmanın bir tercih ya da dağınıklık değil zorunluk olduğunu “kavramak”,
  • Bu çalışmaların icra gücünü elinde bulunduran siyasi partiler eliyle yapılmasının, oy kaygısına sahip siyasi partilerce yapılamayacağını; bu nedenle Gri İcra Gücü[6] denilebilecek “muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) sahip oldukları sınırlı güç” şeklinde bir kavrama ihtiyaç olduğunun “kavranması”,
  • Gri İcra Gücüne sahip, ama bunu “devletin yap(a)madıklarını telâfi etmek” yolunda kullanma yoluna girmenin, tüm STK’nın ortak temel varlık nedenl olan “kamu haklarının savunuculuğuna” aykırı olduğunu[7] “kavramak”,
  • 3600’lik bir alanda SÇK güçlendirme çalışmaları yapmanın sosyal beğeni toplamak bir yana, desteksizlik ve projelerin hayata geçmeyişi şeklindeki eleştiriler anlamına geleceğini “kavramak” ve bunu sindirmeye rıza gösterip, bütün resmin görünmesini sağlayabilecek yeni diller[8] geliştirmeye çaba gösterme zorunluğunu “kavramak”.

Korkmayın ya da korkun!

 

Bu resim karşısında korkup korkmamak birer bireysel tercihtir.

Eğer, birilerinin gelip (ya da gidip) bu sorunları bizim yerimize “kavrayıp” çözmesi bekleniyorsa en uygun çözüm korkmaktır.

Yok öyle değil de, verili ve/ya ürettiğimiz değerleri koruyabilecek SÇK’ni artırmaya ve bu niyet doğrultusunda gerçekten çaba harcamaya niyetli isek, gönül rahatlığı içinde, korkmama özgürlüğü içinde reçetelerimizi geliştirip yaşamlarımızı sürdürebiliriz.

Reçetelere[9] gelince!

Doğru reçete(ler), her bireyin ve de her kurumun yukarıdaki kavranacaklar listesi’ni bir alışveriş listesi somutluğu içinde ele alıp, listedeki siparişlerin en iyi ve en düşük sosyal maliyetlerle nerelerden alınabileceği gibi düşünülerek; kısacası ellerimizi taşların altına sokarak geliştirilmelidir.

Bu nedenle aşağıdakilerin sadece bir kişinin bireysel tercihleri olarak anlaşılmasını öneririm:

  1. Bir şeyler yapmak isteyenlerin önündeki engellerin ilk sırasında, o kişi ve/ya kurumların fiilen ya da zihnen başka bir şeyleri yapmakla “meşgul” olduğuna inanırım[10]. Meslekler, yönlendirici üyelikler, hobiler, alışkanlıklar” gibi koşullandırıcılar yoluyla birer inanç haline gelebilen “neler mümkün, neler hayal” tasavvurlarından kurtulmak, sipariş listesinin gecikmeden alınması gelen ilk kalemidir. Zaman bütçelerini de şekillendiren bu prangalardan kurtulmak, yeni imkânlara daha açık bir zihinsel ortam yaratacaktır.
  2. Elini taş altına sokmuş kişilerden (gerçek ya da yapay us olabilir) katkı alın.
  3. Gri güç sahibi kişi ve kurumlardan, çözüm önerilerinizi hayata geçirme konusunda imkânlarını harekete geçirebilecek yol arkadaşları edinin.
  4. Çözümlerinizi yapay us ortamında test edin. Bu amaçla “dijital dojo”, “dijital kum havuzu”, “NotebookLM’in Critique” gibi araçları öğrenip kullanımlarını deneyin. Böylece yol arkadaşlarınıza yüklenebilecek maliyetleri azaltın ve daha da önemlisi “bir şey yapmak için iktidarın sahip olduğu icra gücü gerekir” ve “ben ne yapabilirim ki” gibi durduruculardan kurtulun.
  5. Bu yollarla çözerek elinde daha büyük icra imkanları bulunduranlara bir çeşit meydan okuyarak onları da harekete geçmeye zorlayacak uygulamalarınız iki tarafı keskin bıçak gibidir. Başarısız girişimler –bir şey yapmadan beklemeyi gizlenme yolu olarak seçenlerin umdukları– kötü örnekler olacaktır. Bu nedenle, pilot uygulamalarınız, yöneldiğiniz sorunu yeter doğrulukta temsil edecek objektif verilere dayanmalıdır. Bu veriler olmadan tahminlerinize dayalı yola çıkmayın. Unutmayın ki gerçek dünya tahminlerden çok daha karmaşıktır.

Ve bütün bu “iğne ile kuyu kazım süreci” boyunca, M.K. Atatürk’ün yaptıklarının[11] günümüzdeki karşılıklarını hayal ederek ihtiyacımız olan gücü üretebilirsiniz.

Böylece başarılabilecek olanlar, uzun yıllar boyunca oluşmuş sorunların bir anda ortadan kalkmasına yetmeyebilir. Ama kesin olan, bizlerden sonra gelenlere, izlenecek bir doğru yol haritası bırakacağımızdır.

15 Mart 2026

https://tinaztitiz.com/neler-oluyor-korkmali-mi-yoksa-panige-gerek-yok-mu/

Etiketler: Tinaz Titiz
Önceki Haber

Turunçgil Üreticilerine Mart Ayı Uyarısı: Bitki Koruma ve Biyotop Yönetimi Öne Çıkıyor

Sonraki Haber

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi Kuruldu: ‘Çayın geleceği, çocuklarımızın geleceğidir’

Gida Tarım

Gida Tarım

Türkiye’nin en prestijli gıda ve tarım haberleri portalı olan GıdaTarım.com 20 yıldır tarım, gıda, hayvancılık gibi alanlara yön veriyor, yol gösteriyor ve bu ekosistemin temel sorunlarına pratik ve reel çözümler sunuyor

Benzer Haberler

Tinaz Titiz: Hayvanlar !

Tinaz Titiz: Hayvanlar !

24 Mayıs 2024
Sonraki Haber
Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi Kuruldu: ‘Çayın geleceği, çocuklarımızın geleceğidir’

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi Kuruldu: ‘Çayın geleceği, çocuklarımızın geleceğidir’

Bayram sofralarının vazgeçilmezi: Çıtır baklava tarifi

Bayram sofralarının vazgeçilmezi: Çıtır baklava tarifi

Güncel Haberler

“Ağacın odunu limondan daha fazla para ediyor”

“Ağacın odunu limondan daha fazla para ediyor”

23 Ekim 2026
Çiftçi tarlasında borçla üretim yapıyor

Çiftçi tarlasında borçla üretim yapıyor

23 Ekim 2026
Türkiye’nin su devine ABD’li ortak

Türkiye’nin su devine ABD’li ortak

23 Ekim 2026
Meclis’te Türkşeker depremi: Asıl algıyı kim yapıyor?

Meclis’te Türkşeker depremi: Asıl algıyı kim yapıyor?

23 Ekim 2026
Çay tarlalarında hesap değişti; Bahçe sahibine artık çayın üçte biri kalıyor!

Çay tarlalarında hesap değişti; Bahçe sahibine artık çayın üçte biri kalıyor!

23 Ekim 2026
  • GIDA
    • Gıda Güvenliği
    • Ekonomi Politika
    • İçecek
    • Bitkisel Gıda
    • Hayvansal Gıda
    • İşlenmiş Gıda
    • Organik
    • Perakende
    • Gastronomi
    • Gıda Teknoloji
  • TARIM
    • Tarla
    • Sebze
    • Meyva
    • Çevre Orman
    • Organik Tarım
  • HAYVANCILIK
    • Su Ürünleri
    • Büyükbaş
    • Kanatlı
    • Koyun
    • Keçi
    • Yumurta
    • Arıcılık-Bal
  • TARIM TEDARİK
    • Destekler
    • Tohum
    • Gübre
    • İlaç
    • Mekanizasyon
    • Sulama
    • Fide-Fidan
    • Akıllı Tarım
  • GIDATARIMTV
  • Arşiv
  • GIDA
    • Gıda Güvenliği
    • Ekonomi Politika
    • İçecek
    • Bitkisel Gıda
    • Hayvansal Gıda
    • İşlenmiş Gıda
    • Organik
    • Perakende
    • Gastronomi
    • Gıda Teknoloji
  • TARIM
    • Tarla
    • Sebze
    • Meyva
    • Çevre Orman
    • Organik Tarım
  • HAYVANCILIK
    • Su Ürünleri
    • Büyükbaş
    • Kanatlı
    • Koyun
    • Keçi
    • Yumurta
    • Arıcılık-Bal
  • TARIM TEDARİK
    • Destekler
    • Tohum
    • Gübre
    • İlaç
    • Mekanizasyon
    • Sulama
    • Fide-Fidan
    • Akıllı Tarım
  • GIDATARIMTV
  • Arşiv

Hakkımızda

Türkiye’nin en prestijli gıda ve tarım haberleri portalı olan GıdaTarım.com 20 yıldır tarım, gıda, hayvancılık gibi alanlara yön veriyor, yol gösteriyor ve bu ekosistemin temel sorunlarına pratik ve reel çözümler sunuyor

Facebook Instagram X-twitter Youtube

Kurumsal

  • Kurumsal
  • İletişim
  • Reklam
  • Künye
  • Arşiv
  • Gizlilik Politikası
  • Kurumsal
  • İletişim
  • Reklam
  • Künye
  • Arşiv
  • Gizlilik Politikası

Etkinlikler

“Ağacın odunu limondan daha fazla para ediyor”

Çiftçi tarlasında borçla üretim yapıyor

Türkiye’nin su devine ABD’li ortak

Meclis’te Türkşeker depremi: Asıl algıyı kim yapıyor?

Çay tarlalarında hesap değişti; Bahçe sahibine artık çayın üçte biri kalıyor!

Ali Ekber Yıldırım: Türkiye’nin en köklü süt kooperatiflerinden ÖR-KOOP konkordato ilan etti

E-Posta Bülteni

All Rights Reserved. CineTarım A.Ş

Gıda Tarım Kullanıcı Girişi

Aşağıdaki bilgilerle hesabınıza giriş yapın

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
  • Gıda Güvenliği
  • Ekonomi Politika
  • İçecek ›
    • Alkol
    • Bira
    • Gazlı İçecek
    • Kahve
    • Meyva Suyu
    • Soda
    • Su
    • Süt
    • Çay
    • Şalgam
    • Şarap
  • Bitkisel Gıda ›
    • Bakliyat
    • Makarna
    • Mantar
    • Mercimek
    • Meyva
    • Nohut
    • Pirinç
    • Sebze
    • Un
    • Yağ
    • Şeker
  • Hayvansal Gıda ›
    • Bal
    • Balık
    • Beyaz Et
    • Kırmızı Et
    • Süt ve Süt Ürünleri
    • Yem
    • Yumurta
  • İşlenmiş Gıda ›
    • Baharatlar
    • Dondurulmuş
    • Konserve
    • Kurutulmuş
    • Salça Ketçap
    • Vegan
  • Organik ›
    • Hayvancılık
    • Meyva
    • Sebze
    • Tarla
    • Vegan
  • Perakende ›
    • Bakkal
    • E-Ticaret
    • Haller
    • Kooperatif
    • Marketler
    • Pazarlar
    • Vegan
  • Gastronomi ›
    • Catering
    • Fast Food
    • Gurmeler
    • Lokantalar
    • Yerel Lezzetler
  • Gıda Teknoloji ›
    • Ambalaj
    • Mutfak Ürünleri
  • Tarla ›
    • Anason
    • Arpa
    • Aspir
    • Ayçiçeği
    • Bakla
    • Buğday
    • Börülce
    • Fasülye
    • Kanola
    • Kenevir
    • Keten
    • Mercimek
    • Mısır
    • Nohut
    • Pamuk
    • Pancar
    • Pirinç
    • Soya
    • Tütün
    • Yerfıstığı
  • Sebze ›
    • Bakla
    • Balkabağı
    • Bamya
    • Barbunya
    • Bezelye
    • Biber
    • Domates ›
      • Domates Suyu
      • Ketçap
      • Organik Üretim
      • Salça
      • Sulama
      • Teşvikler
      • Tohum & Fide
      • Yetiştirme Teknikleri
      • Örgütler
      • İhracat & İthalat
    • Fasülye
    • Havuç
    • Ispanak
    • Kabak
    • Karnıbahar
    • Kereviz
    • Lahana
    • Mantar
    • Marul
    • Maydonoz
    • Nane
    • Patates
    • Patlıcan
    • Pazı
    • Pırasa
    • Roka
    • Salatalık
    • Sarımsak
    • Semizotu
    • Soğan
    • Turp
    • Yerelması
  • Meyva ›
    • Antepfıstığı
    • Armut
    • Avakado
    • Ayva
    • Badem
    • Ceviz
    • Dut
    • Elma
    • Erik
    • Fındık
    • Greyfurt
    • Hurma
    • Karpuz
    • Kavun
    • Kayısı
    • Kiraz
    • Kivi
    • Kızılcık
    • Limon
    • Mandalina
    • Muz
    • Muşmula
    • Nar
    • Portakal
    • Vişne
    • Yenidünya
    • Yerfıstığı
    • Zeytin
    • Çay
    • Çilek
    • Üzüm
    • İncir
    • İğde
    • Şeftali
  • Çevre Orman ›
    • Aromatik Bitkiler
    • Ormancılık
    • Peyzaj
    • İklim
  • Organik Tarım ›
    • Hayvancılık
    • Meyva
    • Sebze
    • Tarla
  • Su Ürünleri
  • Büyükbaş
  • Kanatlı
  • Koyun
  • Keçi
  • Yumurta
  • Arıcılık-Bal
  • Destekler ›
    • Enerji
    • Finans
  • Tohum ›
    • Sebze
    • Tarla
  • İlaç
  • Gübre
  • Mekanizasyon ›
    • Bahçe
    • Sebze
    • Tarla
  • Sulama ›
    • Damla Sulama
  • Fide-Fidan ›
    • Fidan
    • Fide
  • Akıllı Tarım ›
    • Aplikasyonlar
    • E-Ticaret
    • Hassas Tarım
imunify-bot-check

Add New Playlist

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Kategoriler
  • GIDATARIMTV
  • ARŞİV
GIDA kategorisine git →
  • Gıda Güvenliği
  • Ekonomi Politika
İçecek kategorisine git →
  • Alkol
  • Bira
  • Gazlı İçecek
  • Kahve
  • Meyva Suyu
  • Soda
  • Su
  • Süt
  • Çay
  • Şalgam
  • Şarap
Bitkisel Gıda kategorisine git →
  • Bakliyat
  • Makarna
  • Mantar
  • Mercimek
  • Meyva
  • Nohut
  • Pirinç
  • Sebze
  • Un
  • Yağ
  • Şeker
Hayvansal Gıda kategorisine git →
  • Bal
  • Balık
  • Beyaz Et
  • Kırmızı Et
  • Süt ve Süt Ürünleri
  • Yem
  • Yumurta
İşlenmiş Gıda kategorisine git →
  • Baharatlar
  • Dondurulmuş
  • Konserve
  • Kurutulmuş
  • Salça Ketçap
  • Vegan
Organik kategorisine git →
  • Hayvancılık
  • Meyva
  • Sebze
  • Tarla
  • Vegan
Perakende kategorisine git →
  • Bakkal
  • E-Ticaret
  • Haller
  • Kooperatif
  • Marketler
  • Pazarlar
  • Vegan
Gastronomi kategorisine git →
  • Catering
  • Fast Food
  • Gurmeler
  • Lokantalar
  • Yerel Lezzetler
Gıda Teknoloji kategorisine git →
  • Ambalaj
  • Mutfak Ürünleri
TARIM kategorisine git →
Tarla kategorisine git →
  • Anason
  • Arpa
  • Aspir
  • Ayçiçeği
  • Bakla
  • Buğday
  • Börülce
  • Fasülye
  • Kanola
  • Kenevir
  • Keten
  • Mercimek
  • Mısır
  • Nohut
  • Pamuk
  • Pancar
  • Pirinç
  • Soya
  • Tütün
  • Yerfıstığı
Sebze kategorisine git →
  • Bakla
  • Balkabağı
  • Bamya
  • Barbunya
  • Bezelye
  • Biber
  • Fasülye
  • Havuç
  • Ispanak
  • Kabak
  • Karnıbahar
  • Kereviz
  • Lahana
  • Mantar
  • Marul
  • Maydonoz
  • Nane
  • Patates
  • Patlıcan
  • Pazı
  • Pırasa
  • Roka
  • Salatalık
  • Sarımsak
  • Semizotu
  • Soğan
  • Turp
  • Yerelması
Domates kategorisine git →
  • Domates Suyu
  • Ketçap
  • Organik Üretim
  • Salça
  • Sulama
  • Teşvikler
  • Tohum & Fide
  • Yetiştirme Teknikleri
  • Örgütler
  • İhracat & İthalat
Meyva kategorisine git →
  • Antepfıstığı
  • Armut
  • Avakado
  • Ayva
  • Badem
  • Ceviz
  • Dut
  • Elma
  • Erik
  • Fındık
  • Greyfurt
  • Hurma
  • Karpuz
  • Kavun
  • Kayısı
  • Kiraz
  • Kivi
  • Kızılcık
  • Limon
  • Mandalina
  • Muz
  • Muşmula
  • Nar
  • Portakal
  • Vişne
  • Yenidünya
  • Yerfıstığı
  • Zeytin
  • Çay
  • Çilek
  • Üzüm
  • İncir
  • İğde
  • Şeftali
Çevre Orman kategorisine git →
  • Aromatik Bitkiler
  • Ormancılık
  • Peyzaj
  • İklim
Organik Tarım kategorisine git →
  • Hayvancılık
  • Meyva
  • Sebze
  • Tarla
HAYVANCILIK kategorisine git →
  • Su Ürünleri
  • Büyükbaş
  • Kanatlı
  • Koyun
  • Keçi
  • Yumurta
  • Arıcılık-Bal
TARIM TEDARİK kategorisine git →
  • İlaç
  • Gübre
Destekler kategorisine git →
  • Enerji
  • Finans
Tohum kategorisine git →
  • Sebze
  • Tarla
Mekanizasyon kategorisine git →
  • Bahçe
  • Sebze
  • Tarla
Sulama kategorisine git →
  • Damla Sulama
Fide-Fidan kategorisine git →
  • Fidan
  • Fide
Akıllı Tarım kategorisine git →
  • Aplikasyonlar
  • E-Ticaret
  • Hassas Tarım

All Rights Reserved. CineTarım A.Ş