Önceki yazıda bütçeyi kısarsan ormanlar yanar demiştik. Ormanı yerleşimler, yollar, oteller, madenler, enerji iletim hatları vb. ile işgal edersen de yangına davet çıkarırsın.
1-Ormanlarımız; enerji ve madencilik, otel, motel, havaalanı, otoyol vb. üretim, ticaret, eğitim, sağlık ve altyapı tesisleri ile işgal edilmiş durumda. Ormanların ormancılık amacı dışında kullanımı veya tahsisi olarak adlandırılan bu faaliyetler 845 bin hektara ulaştı. Bu miktar tüm ormanlarımızın %3,6’sına denk. Yani kâğıt üzerinde hala orman olarak görülen bu alanlar aslında başka faaliyetler için kullanılıyor ve çoğunun tekrar orman ekosistemine dönüşmeyeceğini herkes biliyor. 1980’li yıllardan beri devam eden bu tahsislerin sayısı ve tahsis amacı AKP döneminde hızla arttığı için hızına yetişilemiyor. 2004’ten 2024’e kadar yapılan toplam tahsisler 593 bin hektara ulaştı. Yani AKP döneminde yapılan tahsisler toplam tahsislerinin %70’i. 2004’ten günümüze yıllık ortalama orman tahsisi 28 bin hektar. Fakat bu miktar son 12 yılda şiddetini arttırarak 35 bin hektara ulaştı. Yani her yıl 35 bin hektar ormanımız devlet eliyle işgal edilmeye devam ediyor.
2-Orman Kanunu’nun 2/B ve Ek Madde 16’sine dayanarak yapılan orman dışına çıkarma işlemleri de bir başka işgal yöntemi. 1970’li yıllardan beri süren 2/B uygulamasıyla 2024 yılı itibariyle 662 bin hektar, yani tüm ormanlarımızın %2,8’i kadar orman ekosistemi orman alanı dışına çıkarıldı. Bu yerler 2012 yılında Anayasaya aykırı bir şekilde yürürlüğe giren 6292 sayılı kanunla da işgalcilerine öncelik tanınarak parayı yatıranın mülkiyetine devredilmekte. Ayrıca 2018’den sonra uygulanmaya başlanan Ek Madde 16 ile henüz 5 bin hektara yakın orman ekosistemi orman dışına çıkarıldı. Fakat cumhurbaşkanına sonsuz şekilde orman dışına çıkarma yetkisi veren bu kanun maddesiyle on binlerce hektar orman ekosistemimiz daha orman dışına çıkarılabilir. Bu uygulamayla orman içi ve çevresinde villa, apartman, site vb. ’den oluşan binlerce yeni yerleşim yeri kuruldu, kurulacak.
3-Özel ağaçlandırmalar, endüstriyel ağaçlandırmalar, aşırı odun üretimi ve dikili ağaç satışı, orman parkları ile tabiat parkları ve milli parklar gibi korunan alanların bir kısmının işletmesinin özel sektöre devri gibi uygulamalar orman işgalinin farklı boyutlarını oluşturuyor.







