Ancak, Mutlu’nun bugüne kadar başarıyla yürüttüğü asıl görevi Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tarım Kurulu Başkanlığı’ydı. TİM Tarım Kurulu, ülke genelinde tarım, gıda ve odun dışı orman ürünleri ihracatçılarının toplandığı ana merkez konumunda. Sektörün stratejik değeri arttıkça, doğal olarak tarım ve gıda ürünleri ihracatının da önemi artıyor. Sektör genelinde Melisa Mutlu’nun söz konusu görevinde başarılı olduğu şeklinde ortak bir görüş var. Zaten, aksi takdirde, TİM Tarım Kurulu Başkanlığı gibi son yıllarda giderek parlayan bir mevkiye yeniden seçilemezdi.
Ancak, Melisa Hanım’ı pek de kolay olmayan yeni bir dönem bekliyor. Beklentiler büyük. Son dönemde ihracatçının daha fazla zorlanmaya başladığını da yakından biliyoruz. Ayrıntıya girmeden söyleyeyim, tarım ve gıda ihracatı istendiği gibi artmıyor. Esasında artış yok değil, var. Ancak, Türkiye’nin tarım, gıda ve ormancılık sektörlerinde sahip olduğu potansiyel göz önüne alınırsa, küçük artışların hiç de tatmin edici olmadığını fark ediyor olmalıyız. Melisa Mutlu hem bilgili ve deneyimli hem de temsil yeteneği yüksek bir ihracatçı. Bu önemli konuda köklü adımlar atılması gerektiğini hepimizden çok kendisi biliyor olmalı diye düşünüyorum.
Bir diğer fazlasıyla önemli konuya gelirsek: Melisa Hanım, geçtiğimiz yıl haziran ayında faaliyete geçen Türk Tarımsal Diplomasi Grubu’nun da (TTDG) başkanlığını yürütüyor. Halihazırda 84 kişiden oluşan TTDG, misyonunu tamamen Türkiye’nin tarım ve gıda alanında dış tanıtımı üzerine odaklamış durumda. TTDG’nin bu alanda Türkiye’yi dünyaya anlatmak ve uluslararası düzeyde çalışmalar yapmak için hazırladığı projeler var. Söz gelimi, gastronomi alanında Türk mutfağını bütün özellikleriyle tanıtmak, sektörel yönden faaliyet gösteren küresel kuruluşlarda daha fazla Türk temsilcilerin yer almasına katkı yapmak, tarım-gıda ihracatının daha da artması için yeni fikir ve öneriler getirmek ve bu çerçevede etkinlikler-çalışmalar düzenlemek gibi projelerin gerçekleştirilmesinde Mutlu’nun önemli payı olması bekleniyor.
DENİZLİ KEKİK ÜRÜN RAPORU
Bilindiği gibi Türkiye, dünya kekik üretim ve ticaretinin çok önemli bir oyuncusu. Peki, 2026 için son durum nedir? Özellikle tıbbi ve aromatik ürünler alanında yaptığı çalışmalarla tanınan değerli dostumuz Dr. Hüseyin Akdemir, paylaştığı mesajıyla bizlere kekik sektörüyle ilgili en güncel bilgileri veriyor: “2025 yılının nisan ve mayıs ayları çok kurak geçtiği için kekiklerin boyu uzamadı, dolayısıyla rekolte 12 bin tonlara kadar düştü. İhracatçı firmalar dış pazarın taleplerini karşılamak için kilosu 100 TL’den başlayıp 350 TL’ye kadar kekik satın aldılar. Tıbbi bitkilerde iki kırmızı çizgi olan pestisit kalıntısı ve PA (Pyrazolidine alkoloidi) değerlerini dikkate almadan mübayaa yaptılar. 2026’ya gelirsek: Geçtiğimiz yıl kekik fiyatları çok yüksek olunca, sonbaharda yeni fidelikler oluşturularak, ilkbaharda yeni kekik dikimleri arttı.
18-19 Haziran tarihleri arasında Denizli’nin Buldan, Pamukkale, Güney, Çal ve Gözler bölgelerinde rakımı 560 metreden başlayarak bin 150 metre yüksekliğindeki kekik tarlalarında survey, gözlem ve üreticilerle sohbetler yaptım. Tüm kekik üretilen köyler bu yıl çok yağış almış bulunuyor. Yağışın fazla olmasının, verimi artırmasının yanı sıra PA sorununun da fazla olacağını düşünüyorum. Geçtiğimiz yıl ürün azlığı ve fiyatların yüksek düzeyde seyretmesi sonucunda 15-18 bin dekar yeni dikimlerin olduğunu gözlemledim.









