
Türkiye bağcılık ve şarap sektörü detaylı sektörel, genetik ve coğrafi analizi…
Ülkemizin Tarımsal Paradoksu
Genetik Devlik, Ticari Cücelik
Şarabın Tarihsel-Arkeolojik Kökleri
Dip not: Alkol ve Şarap Sağlığa zararlıdır ve dinen sakıncalıdır. Bu makalenin amacı sağlık ya da inanç açısından zararlarını, sakıncalarını net olarak ifade ettikten sonra üretim-ekonomik değer/katkı ve bilgi odaklı (üret ama tüketme) Küresel ve Türkiye olarak tespit yapmaktır.
Bağcılık ( viniculture ) ve enoloji, Neolitik devrimden bu yana insanlığın tarımsal, iktisadi ve sosyo-kültürel organizasyonunu şekillendiren en stratejik üretim alanlarından biridir. Göçebe avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik tarım toplumlarına evrilmesinde tahıllarla birlikte asma kültürünün evcilleştirilmesi, gıda güvenliğinin ötesinde katma değerli bir mübadele emtiasının ve karmaşık bir simgesel sermayenin doğuşunu simgelemektedir. Tarihsel süreç içerisinde şarap; yalnızca biyolojik bir tüketim maddesi olarak kalmamış, antik dünyadan modern küresel pazarlara uzanan çizgide sosyal statü göstergesi, tıbbi tedavi materyali, bazı dini ritüellerin omurgası, İslam dini için yasak ve uluslararası ticaretin en yüksek birim değere sahip tarımsal ürünlerinden biri haline gelmiştir.
Şarap kültürü, insanlık tarihinin en eski ve en dönüştürücü kültürel pratiklerinden biridir. Patrick McGovern ve ekibinin öncülüğünde gerçekleştirilen çığır açıcı çalışmalar, şarabın ve bağcılığın (viniculture) kökenlerini Neolitik döneme kadar uzandığını kanıtlamıştır. Özellikle Gürcistan’ın Kvemo Kartli bölgesinde yer alan Shulaveris Gora ve Gadachrili Gora erken Neolitik dönem yerleşimlerinde (MÖ ~6.000–5.800) yapılan kazı ve analizler, Yakın Doğu’daki en eski biyo-moleküler arkelojik şarap kanıtlarını ortaya koymuştur.
Yani hem bağcılığın hem de şarabın anavatanı Güney Kafkasya ve Anadolu Geçiş Bölgesidir.

Genetik Çeşitlilik ve Küresel Yayılım
Güney Kafkasya ve Anadolu’yu kapsayan bölge, yabani Eurasian asmasının (Vitis vinifera subsp. sylvestris) ana genetik çeşitlilik merkezi (“world center”) olarak kabul edilmektedir.
Bölgedeki doğal ekosistem, erken insan topluluklarının yabani asmaları fark etmesini, evcilleştirmesini (Vitis vinifera subsp. vinifera) ve klonal seleksiyon yoluyla bugünkü kültivarların temelini atmasını sağlamıştır.






