Derinleşen ekonomik kriz, gıda fiyatlarındaki ciddi yükseliş, yoksulluk, tarım arazilerinin her geçen gün yok edilmesi, GDO’lu gıdalar ve pestisit kullanımı, yaşanan savaşlar, iklim krizi gibi pek çok faktör gıdaya erişimi de engelliyor. Dünyada bir milyara yakın kişi açlıkla karşı karşıya. OECD verilerine göre Türkiye’de ise her 5 çocuktan biri yeterli beslenemiyor ve her 4 çocuktan biri okula aç gidiyor. Taze sebze-meyve, et gibi gıdalara ulaşmak da neredeyse imkânsız.
Bugün 16 Ekim Dünya Gıda Günü. Dünyanın ve ülkemizin dört bir yanında insanlar açlıkla boğuşuyor. Hayat pahalılığının keskinleşen bir çizgiye ulaşması, enflasyon ve alım gücünün erimesi, çarşı ve pazardaki fiyatların el yakması gıdaya erişim sorununu giderek derinleşmesine, sağlıklı ve dengeli gıdalara ulaşamamaya neden oldu. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) raporuna göre, Türkiye’de 6,5 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre de her 4 aileden 1’i çocuklarının günde en az bir kez et, tavuk veya balık tüketmesini sağlayacak maddi olanaklardan yoksun. Market rafları ürünlerle dolup taşarken, milyonlarca insanın sağlıklı gıdaya erişemediğine dikkat çeken uzmanlar ‘‘Gıdanın bir hak değil, kâr aracı haline gelmesi; üretim, dağıtım ve tüketim zincirinde derin eşitsizlikler yaratması ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor’’ ifadelerini kullandı.
CİDDİ SAĞLIK SORUNU
Derin Yoksulluk Ağı kurucularından Hacer Foggo, sağlıklı gıdaya erişim sorununun ülkede giderek büyüdüğüne dikkat çekerek ‘‘Dünyada bir milyara yakın kişinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söyleniyor ama bu rakamlar daha fazladır. Hem dünyadaki hem de Türkiye’deki veriler gerçekliği tam anlamıyla yansıtmış değil. Dünya daha yoksulluk sınırını yeni günlük 2,15 dolardan 3 dolara yükseltti ve ne oldu biliyor musunuz? 125 milyon yoksul arttı. Tıpkı ülkemizdeki açlık sınırı ve yoksulluk sınırı rakamları gibi… Bu sınırların arkasındaki derin yoksulluk gerçeğini, gıda enflasyonunun her artışında büyümeyen çocukları, kira artışlarında evsizliği görmezden gelerek belirlenemez’’ dedi. ‘‘Bu belirlemeler kimin işine yarıyor? Hem dünyada hem ülkemizde yüzde 1.1’in yani serveti elinde tutanların’’ diyen Foggo, 2024 TÜİK 2024 verilerini anımsattı. Foggo, şöyle devam etti:
‘‘Maddi yetersizlik nedeniyle her 10 çocuktan birinin taze meyve-sebze ve et yemediğini görüyoruz. Bu da yetersiz beslenmedir, açlıktır, öğrenme güçlüğü ve çocuk işçiliğidir. Çocukların yetişkin olduklarında daha az yaşamaları, erken ölmeleri, ucuz iş gücü, çocuk işçiliği demek, öğrenme yoksulluğu demek. Bunun da temel nedeni işte yetersiz ve sağlıklı beslenememe.’’
Foggo, Türkiye’nin gıda enflasyonunda Avrupa’da birincisi olduğunu vurgulayarak ‘‘Yapılan uluslararası araştırmalar bize şunu söylüyor: Gıda enflasyonu arttıkça daha ucuz ve işlenmiş gıdalara yöneliyorlar, öğün atlamak sıradanlaşıyor’’ değerlendirmesini yaptı.





