Zehirlenme vakalarının görünmeyen bir yüzü var. Türkiye’de kimyasal pestisit kullanımı son 10 yılda yüzde 37 arttı. Merdiven altı üretim, sahte ve kaçak ürünler yaygınlaştı. Kayıt dışılığın yarattığı ekonomik kayıp da cabası…
Türkiye’de son dönemde peş peşe yaşanan zehirlenme vakaları uzun bir süre daha gündemi meşgul edecek gibi görünüyor. Geçen hafta gıda zehirlenmelerine ilişkin yazdığımız yazı sonrası birçok telefon ve mesaj aldık. Konu çok hassas ve bir o kadar da kaygı verici… O yüzden meselenin bir başka boyutu olan zirai ilaç tarafına da bakmakta fayda var. Çünkü son dönemde gıda zehirlenmeleri kadar zirai ilaç zehirlenmelerine yönelik haberler de dikkat çekiyor. Diğer yandan gümrük kapılarından pestisit kalıntısıyla gıda ürünleri dönmeye devam ediyor. Yapılan baskınlarda sahte zirai ilaçlar ele geçiriliyor. Son haftalarda çıkan birkaç haber, meselenin çok farklı boyutları olduğunu gözler önüne seriyor:
Bebeği öldüren kimyasal gazlar
Mersin’de makarna fabrikasında zirai ilaçtan zehirlenenlerin sayısı 14’e yükseldi. İzmir’de geçen yıl binadaki ilaçlamanın ardından ölen Altay Toprak isimli bebeğin kimyasal gazdan zehirlendiği anlaşıldı. Zirai ilaç kalıntısı bulunan 6 tonu aşkın mandalina imha edildi. Şanlıurfa’da onlarca koli sahte zirai ilaç ele geçirildi.
Son dönemde bu tür haberler olağanlaştı. Fark ettiyseniz bu konu çok başlıklı bir probleme dönüşmüş görünüyor. Dolayısıyla zirai ilaç piyasasındaki mevcut durum ve son gelişmeleri doğru analiz edebilmek için fotoğrafın tamamına bakmakta fayda var.
Önce genel istatistiklere bir göz atalım. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2015’te 39 bin ton seviyesindeki tarımsal ilaç kullanımı 2024’te 53 bin tonu aşmış. Bir başka deyişle son 10 yılda tarımsal ilaç kullanımı yüzde 37 artmış. Alt kırılımlara baktığımızda ise aynı dönemde insektisit kullanımında yüzde 65, herbisit kullanımında yüzde 63 artış dikkat çekiyor. Fungusit kullanımında ise yüzde 14 artış söz konusu.
Tarım Bakanlığı’nın paylaştığı bilgilere göre, dünyada pestisit kullanımı Japonya’da hektar başına 10 kilogram, Hollanda’da 7 kilogram, İtalya’da 4,2 kilogram seviyesindeyken Türkiye’de ise 2,4 kilogram. Bu karşılaştırma sonucunda bizdeki kullanımın pek çok ülkeye kıyasla çok düşük olduğu sonucu çıkıyor. Ama Türkiye’de kullanılan 53 bin ton pestisitin 31 bin tondan fazlası (Yaklaşık yüzde 60’ı) Antalya, Manisa, Mersin, Adana, Malatya, Bursa, İzmir, Aydın, Konya ve Çanakkale’de kullanıldığı düşünüldüğünde hesaplar değişiyor.
Buğday Derneği’nin yaptığı hesaplamaya göre, Türkiye’de en çok pestisit kullanılan 10 ilin hektar başına pestisit kullanımı 6,70 kg ve bu oran dünya ortalamasının iki katını aşıyor. Hatta listede yer alan bu illerden arazi büyüklüğü en yüksek olan Konya çıkarıldığında pestisit kullanımı hektar başına 9,50 kilograma çıkıyor.





